| cem yılmaz |
Merhaba; yazsam mı yazmasam mı bilemediğim, muhtemelen yazdıktan sonra da yayımlasam mı yayımlamasam mı bilemeyeceğim bir yazının eğer okuyorsanız daha ilk paragrafındasınız.
Evet bu hafta benim için kararsızlıklar haftası ilan ettiğim bir hafta. Göreceğiniz üzere bir tane daha olsun mu olmasın mı cümlesi kuracağım :) Cem Yılmaz'ın gitsem mi gitmesem mi dediğim sinemadaki gösterisine dayanamayıp gittim.
Hadi yazı hakkında tereddütlerim var da, sinemaya gitmekle ilgili neden tereddüt ediyorum değil mi? Fazla meraklandırmadan açıklayayım. Tereddüt ediyorum çünkü; Cem Yılmaz, canlı performansı izlenmesi gereken bir show adamı diye düşünüyorum. O adamı canlı izlemeyeceksen, ne diye izleyeceksin değil mi? Sinemaya gittikten sonra; daha da emin oldum bu iş böyle olmalıydı.
O gösterinin çekimleri yapılırken, seyirciler arasında oturuyor olmak gerekiyormuş. Bence Cem Yılmaz'ın en büyük özelliği, esprilerini yaparken sergilediği DOĞALLIK. Bunu hissediyor olmanın tek yolu da adamın sahne de senin karşında olması. Cem Yılmaz'la aranda koca bir ekran olunca, adam ne kadar doğal olursa olsun, o samimiyeti hissetmiyorsunuz.
Tabi ki o gösteri için günlerce çalışılmış, her karesi hesaplanmış bu çok anlaşılır ama gösteriyi bir ekrandan izlediğiniz de YÖNETMENİN sürekli KESTİK diye bağırdığını her karesinin tekrar tekrar çekildiğini düşünüyorsun. Bu da işin samimiyetini bitiriyor.
İşin özeti şudur; Cem Yılmaz seviyoruz seni. Ama bu show işi olmamış beyaz perde de, biz showlarını seviyoruz, seninle karşı karşıya SAHNELERDE.
pehito
YAZILARIN TELİF HAKKI pehito'ya AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !