9 Aralık 2013 Pazartesi

ARKANI DÖNME (7. bölüm)

İlk kez okuyacaksan BURADAN başla.
:)


"Siz ne saçmalıyorsunuz, burada eşimden bahsediyoruz. Tabi sanırım sadece yaşayan bilir, Hipokrat'ın ve sizin uğurlanan kişinin arkasından, yakınlarının ne hissettiğine dair, hiçbir fikriniz yok. Bu ne bencillik!! Bana her şeyi anlatmak zorundasınız Sinem Hanım, hem de her şeyi." sesim beni bile ürkütecek kadar öfkeli çıkıyordu. Vücudumun ne dediğini düşünmek bile istemiyorum. Bedenim kasılmıştı ve önüme gelecek her şeyi yıkıp geçebilirdim.

Doktor'u omuzlarından tutup sarstığımı ancak hasta bakıcılar iki kolumdan tutup beni çekiştirdiklerinde fark edebildim.

"Anlatmak zorundasın doktor, an-lat-mak zo-run-da-sın" İki günde üçüncü kez o sakinleştirici iğnelerden birini yapmışlardı. Soluk alış verişim düzeldiğinde, 36 yaşındaki bir adama yakışmayacak, bana kendimi elinden şekeri alınmış çocuklar gibi hissettirecek şekilde ağlıyordum.

*"Yapmayın, Burak Bey. Cenaze işlemlerinizi halledin, sonra gelin biraz konuşalım sizinle."
"Anlatacak mısın doktor, neler olduğunu anlatacak mısın?" nabzımın yavaşladığını ve sesimin bir fısıltı gibi çıktığını fark etmiştim.
Gözümü açtığımda yine aynı hastane yatağında yatıyordum. Her zaman bana doğallığı fısıldayan yeşil renk "ölüm, ölüm, o öldü" diye alçakça bağırıyordu.

Sinem hanım gözlerini kocaman açmış bana bakıyor, yüzümde bir şeyler arıyor gibiydi. Selin'e ait bir şeyler, ya da ben öyle düşünüyorum. Her şeyin Selinim'le ilgili olması gerektiğini düşünmekten kendimi alamıyordum.
*Şimdi nasılsınız, daha iyi hissediyor musunuz?

O andan bu ana ne değişmişti ki, vücuduma giren yatıştırıcı dışında. Ama kötü olduğumu belirtmenin beni bir adım ileri götürmediğini fark etmiştim ve bıraktım sızlanmayı.

*Size yazdığı mektuplar vardı Selin Hanım'ın, İki yılını anlattığı mektuplar. Ayrıntılarını bilmiyorum ama bir seansımızda bundan bahsetmişti. Onları arayarak başlayabilirsiniz. Belki size bir yardımı olabilir.

"Teşekkür ediyorum, çok teşekkür ediyorum" o an bana Selin'i hediye etmiş gibi hissettim. Sanki onu diriltip yeniden bana vermiş gibi.

Hastanede ki prosedürü hallettim ve ertesi gün Selin'i toprağa verdim. Hayatımda ilk kez Tanrı'ya ve cennete inanmayı istedim o an. Ama bunu nasıl yapacağımı bilemedim. Varlığını hiçbir zaman sorgulamadığım bir şeyi hayatıma nasıl dahil edeceğimi bilemedim. Onu uğurladım ve artık teninin tenime, sandal ağacı kokusunun onun teniyle birleştiğinde etrafa yaydığı eşsiz kokusunun bana verdiği huzuru hiçbir yerde bulamayacağımı bile bile onu sonsuzluğa uğurladım.

7.bölümün sonu
pehito
kurgu, hikaye
8. BÖLÜM BURADA

20 yorum:

  1. heeey mektuplar ha. heyecan yine ne var şimdi o mektuplarda yaaa.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deeptone

      Ne yazdığını bulur bulmaz yazacağım.
      ;)

      Sil
  2. Merhabalar.

    İnsanın ömrünün uzunca bir döneminde birlikte yaşadığı sevdiği birini kaybetmesi kadar zor bir acı olamaz. lk zamanlar biraz zor olsa da Cenab-ı Hakk, insanoğluna öyle bir sabır lütfetmiş ki, bu acıya bile sabır gösterip dayanabiliyor.

    Selin'i toprağa verdiğin de ilk kez Tanrı'ya ve cennete inanmak istemesi, insanoğlunun acizliğinden kaynaklanmaktadır. Çünkü ölümü bu zamana kadar kim engelleyebilmiş, kimin ölümün önüne geçmeye gücü yetebilmiş? Hiç kimsenin. Çünkü ölüm mukadder olan Allah'ın kanunlarından biridir. Dolayısıyla dünyaya gelen her canlı da ölümü tadacaktır.

    Çok güzel bir kurgu ve anlatım tekniğiyle kaleme alarak bizlerle paylaştığınız hikayeniz için teşekkür eder, kaleminize ve gönlünüze sağlıklar dilerim.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Recep Altun

      Merhaba
      :)
      Acizlik var, bir şeylere sığınma içgüdüsü var ve sevdiği kişiyi tekrar göreceğine inanma isteği var.
      :)
      Asıl vakit ayırıp okuduğunuz için ben teşekkür ediyorum.
      :)

      Sil
  3. neler anlatıyordu o mektuplar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Baharcım

      Henüz bir fikrim yok.
      :)

      Sil
  4. Vaaay mektup fikri hoşmuş. Bakalım nereye saklamış Selin mektupları? Ama çok zor yaa, mektupları okuyunca nasıl dayanır ki insan... Çoook zor çoook... Hadi bakalım neymiş sakladığı Selin'in öğrenelim artık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kahve Tadında

      Înan sizin yorumlarınız şekil veriyor yazıya, bakalım görelim.
      :)

      Sil
  5. Ben bu hikayeyi, kurguyu nasıl eş geçtim. Bu bölüm süper hepsini okuyacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özlemcim

      Bilmem ki nasıl kaçırdın. Yoğun bir zamanına denk geldi belki de.
      Merak ediyorum ne yorum yapacaksın, diğer bölümlere.
      :)

      Sil
    2. Diğer bölümleri okuduğumda mektuplar daha bir anlamlı oldu. Bazen insan karşısındakinin yüzüne söyleyemediği şeyi yazarak söyleyebiliyor Selin de onu yapmış galiba.

      Sil
    3. Özlemcim

      Evet, Selin bir şeyler anlatmalıymış ama eşine anlatamamış ve yazmış.
      :)

      Sil
  6. hüzünlü bir başlangıç ve duygu saklı mektuplar... ya pe hito ben böyle sevmiyorum. Hatta izleyeceğim bazı yabancı dizileri biriktirip öyle izlerim :) daha iyi oluyor. Napim şimdi mektuplarda ne var acaba. Oldu mu bir merak bende... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serkan Aydemir

      Birinci bölümden başlasaydın belki bir ipucu bulurdun.
      :)
      Merak güzeldir, aramızdaki bağı hep korur. Ben de sen ne yazmışsın diye merak edip bakıyorum yazılarına.
      :)

      Sil
  7. :) bu yetenekten bende olmasını öyle çok isterdim ki:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. nugili hayat

      Teveccühünüz :) çok çok teşekkür ediyorum. Ben de senin paylaşımlarını seviyorum.
      :)

      Sil
  8. Eveet. Romana buradan, kaldım yerden devam ediyorum :)
    Burak'ın ruh hali karmakarışık.Bir tarafta eşini kaybetmenin acısı, diğer yanda aklının ucundan bile geçmeyecek bir şeylerin varlığının ortaya çıkması tüm benliğine yansıdı.
    Durumu gerçekten çok zor.
    Tüm bunları çok güzel yansıtmışsın yine pehito :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeugma

      Umarım roman olur.
      :)
      Çok teşekkür ediyorum, hem de çok çok :)

      Sil