21 Ekim 2013 Pazartesi

ARKANI DÖNME (2. BÖLÜM)

İlk kez okuyacaksan BURADAN başla. :)

Uzun uzun Kayra'ya baktım. Onun yüzünde Selin'e benzeyen bir şeyler arayıp durdum. Kayra gözlerini kapadığında bütün doğa kurallarına inat bana benziyordu. Onun Selin'e benzer tek yanı gözleriydi. Annesininki gibi derin bakan kara gözleri.

Dünya'ya geldiği günü hatırlıyorum. Selin normal doğumdan korktuğu ve bir kaç kötü doktor tecrübemizden sonra, "güvendiğim bir doktora sezeryan yaptırırım, hem günü ve saati belli olur, risk almak istemiyorum" demişti. Kayra'yı taşıyan oydu ve tabi ki karar Selin'in olmalıydı. Kayra'yı kucağımıza verdikleri an ikimiz de bir gülüp, bir ağlıyorduk. Hayatımın en şaşkın deneyimi buydu. Selin öyle bir anda bile her zamanki muzipliğini yapmıştı. "Senin bir kopyanı dünyaya getireceğimi bilseydim, bu işe hiç kalkışmazdım" deyip küçük bir tebessümünden sonra, içine gömülmek istediğim gamzeleri yüzünde gül gibi açmıştı.

Ona aşıktım, hem de deliler gibi ama o gün bir kez daha aşık olmuştum. Bugüne özel aldığı göğsünün üst kısmı imitasyon incilerle işlenmiş pembe geceliğinin üzerinde duran yüzü, her zamankinden daha aydınlık ve ışıl ışıldı. Memesine yapışmış olan kızımızın varlığı onu eskisinden daha kadınsı gösteriyor ve artık her şeyime ortak bir bebeğin hayatımıza girdiğini anlıyordum.

Biraz daha Kayra'yı izledim. Selin'in kokusuna karışmış kokusunu içime çekip yataktan kalktım. Bir daha hiç böyle kokamayacağını düşündüm. Saat gece yarısı üçtü. Yatak odasından çıkıp koridorda ilerledim ve koridorun sonunda ki salona geçtim. Camın yanında duran abajuru açtım ve Selin'in her zaman oturduğu deri kahverengi berjere oturdum. Ona ait el bilgisayarını kucağıma koydum. Şu an Selin'e dokunmaya öyle çok ihtiyacım vardı ki, bunu nasıl yapabildi. Bizi bir başımıza nasıl bırakıp gitti. Hüznümü kızgınlığımla bastırmaya çalışıyordum. Elbet de kızgın olduğum Selin değildi, erkenden veda edişiydi.

Düşüncelerime dalmışken telefonun sesiyle irkildim.. Şu an yapmak istediğim en son şey birileriyle konuşmaktı. İçimdeki Selin'i arıyordum ve tek ihtiyacım da onu bulduğum anda kalmaktı. Telefonu elime aldığımda saatin 5.00 olduğunu gördüm. Zaman nasıl akıyordu. Bütün olanlara inat geçip gidiyordu. Telefondaki annemdi. Aile olmaya ve aileme çok değer veriyordum ama çoğu erkeğin aksine, yeni bir aile kurduktan sonra; annem, babam ve kardeşlerimle arama bir mesafe koymuştum. Kesinlikle onlar benim için çok değerliydi ama Selin ve Kayra'nın yerini kimse tutamazdı.

"Efendim anne"
"Burak, oraya geliyorum"
"Bunu istemiyorum anne, bunu gerçekten istemiyorum." dedim ama göz yaşlarımı tutamadım. Duygusal zaafı olan bir adamdım ama benim yerimde kim olsa böyle hissederdi.
Annem sesi titreyerek; "Her şey düzelecek, hayat devam ediyor" dedi.
"Emin misin?", tam da şimdi en son duymak istediğim cümle buydu. "Hayat devam ediyor öyle mi, hayat devam ediyor. Kim için? Hayat devam ediyorsa da; kalbimde ki koca bir sızıyla eksik gidiyor. Hayat devam etmiyor anne. Sadece zaman geçiyor" diye kükredim.
"Seni seviyorum oğlum. Üç saat sonra yanındayım"

Telefonu ve gözlerimi aynı anda kapadım. Selin'in el bilgisayarının tuşlarında parmaklarımı gezdirdim. Seni istiyorum Selin, hadi gel lütfen..

pehito
kurgu
2. bölüm sonu
3. BÖLÜM

36 yorum:

  1. Çok kötü bi'şey bu...İnsanın içi acıyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kahve telvesi

      Kesinlikle kötü, kimse böyle bir acı yaşamasın..
      Sevgilerimle
      :)

      Sil
  2. genelde yaklaşık bi yıl geçermiş acının geçmesi için. hayatın normale dönebilmesi için. bu kayıp anları en zor anlar olmalı. ama bütün insanlar yaşıyor işte. içinden bir kayıp çıkmamış ev yok, derler.

    hadi bak bikaç yıl geçsin adam bari birini sevsin tekrardan.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deeptone

      Ben sadece aşkım ömrü 3 yıl derler onu biliyorum.
      :)
      Ölümde doğum gibi hayatın gerçeği..
      Bu acele niye?
      :)

      Sil
    2. Üç yıl mı? Hep yalan mı o bir ömür boyu dedikleri aşklar şimdi? :(
      İçimi sızlattın yine pehitoo :)

      Sil
    3. Burcucum

      Ben demiyorum, biyolojik olarak öyleymiş. Ben bilim adamlarının yalancısıyım..
      :))

      Sil
  3. ansızın yitirilinler ve sonrasında kalan bir boşluğun ürkek sancıları kol geziyordu sabahın durgun saatlerinde..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Baharcım

      Bu ne güzel tasvir. İnan bu cümle bu hikayenin özeti gibi..
      :)

      Sil
  4. pe hito bu adama Burak adını vermek zorunda mıydın ki :(
    zaten acı ve hüzün dolu bir hikayeyi daha da acı bir duruma soktun ki sen şimdi benim gönlümdeee :(
    Selin sen de lütfen kalk gel! :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslıcım

      Evet hatırlıyorum bu ismin senin hayatındaki yerini. Bir Burak karakteri daha vardı hikayelerimden birinde. O zamanda böyle duyarlıydın yorumunda.
      Selin gelemez sanırım..
      Sevgilerimle
      :)

      Sil
    2. neyse artık senin hikayelerinle duyarlılığımı kaybedeceğim inşaAllah bu isme karşı (:
      gelsin lütfen yaa :(
      belkii bir mucize olur hem ..

      Sil
    3. Aslıcım

      Heheheh umarım kaybedersin.
      :)
      Selin'e nasıl bir mucize yaşayabiliriz ki!!
      ;)

      Sil
    4. ne bilim mesela Burak Selin'i öyle görmeye dayanamadığı için Kayra'yı alıp eve gelmiş ambulanslar da Selin'i hastaneye götürüyor olsun..
      Selin iyileşip geri dönsün falan.. bilmiyorum artıkın olsun bir mucize...
      Kalem sizin elinizde sayın pe hito :)
      hehehhe

      Sil
    5. Aslıcım

      Olabilir :) neden olmasın..
      :)

      Sil
    6. hehehee çok seviyorum seni yaaa
      :)

      Sil
  5. İlk önce bunu okudum. Kadının çekip gittiğini düşündüm ama düşündüğüm gibi gitmemiş.
    acısı bol bir hikaye... Sonu iyi olsun diye bekleyelim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uyuşuk Hayalperest

      Zaman ayırıp okuduğun için teşekkür ediyorum.
      :)
      Ben de bilmiyorum ne olacak. Klavyenin tuşları nereye götürürse diyelim..
      :)

      Sil
  6. binlercesi var böylesiacıyı tadan yaşayan... ne denli kötüolduğunu bilsek de yaşamadan anlayamayacağımız bir şey bu ki,aman Allah yaşatmasın da... yürek burkan bir hikaye.. hayat devam edecektir belki gerçekten ilerki bölümlerde:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bir hayal kur

      Gerçekten ne olacak bilmiyorum ama sizin yorumlarınız kesinlikle şekillendiriyor bu hikayeyi.
      Sevgilerimle
      :)

      Sil
  7. Ama hayat devam ediyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özlemcim

      Böyle bir yorum yapacağını biliyordum.
      :))

      Sil
    2. Ve acıtan şey erkenden veda edişler ve bizim elveda diyememiz. Gözlerim doldu Pehi duygusal günümdeyim galiba.

      Sil
    3. Özlem

      Öylesin sanırım, yoksa sen yine bir muzipliğe bağlardın di mi
      :)

      Sil
  8. Off bu hikaye gerçek oldu :(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ali ÇALIŞKAN

      Nasıl gerçek oldu???

      Sil
  9. Merhabalar.

    Hoşumuza gitse de gitmese de hayat devam ediyor!.. Cenab-ı Hakk'tan, yaşayan ve ahirete intikal eden tüm kullarına rahmetiyle muamele eylemesini niyaz ederim.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Recep Altun

      Merhaba
      :)

      Hikayenin karakteri sadece zamanın geçtiğini savunuyor. Belki de siz haklısınız.
      :)

      Sevgilerimle
      :)

      Sil
  10. Eğer fantastik bir kurgulamayla devam edersen Selin'i geri döndürebilirsin :PpP
    Keşke olabilseydi değil mi..?
    Böyle hayatlar var elbette. Hatta daha kötüleri...

    Umarım ''her şeye rağmen'' mutlu bir sonla biter..

    Eline sağlık pehito...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeugma

      O kadarını yapabilir miyim bilmiyorum..
      :)
      Haklısın ne hayatlar var kül olup, küllerinden doğan ya da toprağa karışan.

      Hiçbir fikrim yok ne olacağına dair. Belki bir rüya görür sonra onu yazarım..
      :)

      Sil
  11. Ölüm dayanılması en zor acılardan... Ancak yaşamış bir insan bu duyguyu böylesine içten tarif edebilir ama umarım yaşayanlardan değilsindir ....

    Ne kadar zaman geçerse geçsin asla unutulmaz... Belki yerine yenileri gelir ama o bambaşka sızı olarak kalır bir köşesinde yüreğin....

    Hadi bakalım devamına :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kahve Tadında

      Empati yapabilen biriyim diyelim.
      :)
      Kimse kimsenin yerine geçemez. Herkesin yeri başka. Yerinin dolacağını söylesek, gidene haksızlık olur.
      :)
      Hadi bakalım..
      :)
      Canım yorumların çok içten ve çok samimi. Çok teşekkür ediyorum..
      :)

      Sil
  12. yaaa bak ben duygusal biriyim, gözlerim doldu evde olsam kesin hüngür hüngür ağlardım :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilknurcum

      Belki inanmayacaksın ama ben yazarken ağladım..
      :)

      Sil
  13. ölümü hiç kabullenemedim ben. hiç. ama o var. çelişkiyi görüyorsun değil mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. k.prens

      Hem de tüm benliğimle görüyorum.
      :)

      Sil