3 Temmuz 2013 Çarşamba

GERÇEK AŞK

gerçek aşk


Gece yarısı içime düşen aşk mıdır, GERÇEK AŞK?
Yoksa; gündüzün telaşında unutamadığım mıdır 
GERÇEK AŞK....


KÜÇÜK DENEY FARESİ



Hııım yine aynı kutuya attılar beni. Yollar faklı ama biliyorum kutu aynı, kokusundan tanıyorum. Peynirimi de koymuşlar varış noktasına, buram buram kokusu burnumda. Çekiyorum içime peynirin kokusunu, deniyorum sırayla her yolu. Sağdan gidiyorum koymuşlar önüme betonu, dönüyorum sola hah değilmiş buradaki peynir maketi, seni budala.

"Aaaa yeter!!" diyorum. Alıp başımı sağıma soluma bakmadan yürüyorum. Önüme çıkan tüm engelleri de kemiriyorum. Ve işte müthiş peynir diliminin dumanı tütüyor, tüm ihtişamıyla karşımda. Hop hoooop, ne oluyor? Bu el de nereden çıktı. Bir el alıp götürüyor peynir dilimini ağzına. Artık kimseye acımam bak ukala!! Ben ne engeller aştım buraya gelene kadar. Öyle kolay mı gelip havadan benim peynirimi almak, kusura bakma arkadaş. Ve sana son sözüm ukala.

Herkes kendi yoluna..



pehito

2 Temmuz 2013 Salı

SİS VE İNSAN

sis ve insan

Hey sis!!! Neyi gizlemeye çalışıyorsun???
Yıldızları mı?
Ay'ı mı??
Şu karşıdaki dağları mı?
Ne var ki onları gizlemeye?
İndir perdeleri....
Hey sis, kolaysa sen gel,
Yüreğimdekileri gizle!!!!
pehito

SAKLAMBAÇ



Kimseden saklamam gözyaşlarımı,
Onlar nedensiz gizlenir.
Benim derdim yok insanlarla,
Gözyaşlarımsa alışamadılar hala..
pehito

KIRMIZILI KADIN


Kırmızılı Kadın, başka hiçbir renk giymezmiş. Rujunu kırmızı seçermiş, ojesini kırmızı. Işıl ışıl parlarmış, herkes peşinden koşar, onun hakkında hayaller kurarmış. Kırmızılı Kadın eve gelince silermiş ojesini rujunu, çıkarırmış elbiselerini bembeyaz kalırmış. Kimse onu öyle görsün istemezmiş. Bilirmiş ki teni beyaz floresan gibiymiş, tüm kusurlarını gösterirmiş.

Ertesi gün Kırmızılı Kadın tekrar dışarı çıktığında, yine tüm kafalar onun geçtiği yöne doğru çevrilmiş. Herkes ona bakarmış ama Kırmızılı Kadın bu durumdan pek de memnun olmazmış. Kendini hep kırmızıya mahkum hissedermiş.

Bir akşam her zamanki gibi yine eve gelmiş, çıkarmış üzerindekileri birden kapı çalmış; Kırmızılı Kadın hazırlıksız yakalanmış. Zil öyle arka arkaya çalışıyormuş ki Kırmızılı Kadın, beyaz floresan teniyle kapıyı mecbur açmış. Gelen alt komşusuymuş, bir bardak una ihtiyaç duymuş. Ama görünce Kırmızılı Kadını beyaz floresan teniyle, orada nutku tutulmuş kalmış. Kırmızılı Kadın anlamış, alt komşusu görmüş tüm kusurlarını önce biraz rahatsız olmuş, sonra komşusuyla sohbete koyulmuş.

Yıllardır başına gelmeyen bir şey gelmiş. Kırmızılı Kadınla ilk kez biri sohbet etmiş. Komşusu "sen ne kadar akıllı kadınmışsın" demiş.  Kırmızılı Kadın kapıyı kapatmış, tüm kırmızı kıyafetlerini camdan aşağıya fırlatmış. Sevmiş floresan beyazı halini, o da böyle yaşlanmış.

pehito