Ne kadar acı biriktirebilirsin içinde,
Ne kadar taşıyabilirsin yüklerini?
Hangi virajda dağılır, hangi köşe başında kime çarpar onunla toplanırsın!
Buz gibi havaya aldırmadan, ellerini cebine sokmuş, ne kadar uzağa gidebilirsin?
Hangi ateşin başında ısınmaya karar verir, verirsin de gidemem dersin!
Yüreğin buz tutmuşken, ateşin sıcağını hissedebilir misin?
Söylesene hiç, bir an durup baktın mı kendine,
Sordun mu; bu yolculuk nereye?
Var mı bu istasyon'dan sana uzanan bir yol,
Yoksa uçsuz bucaksız mı gideceğin yol?
Ne çok soru işaretin, arada es vereceğin virgüllerin var ama
Ne bana, ne de sana "Dur! Burası bizim" diyeceğin,
Bir noktan yok!
pehito