şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2014 Cumartesi

SİYAHA DAİR


Biliyor musun?
Sana bakmak yıldızlara bakmak gibi.
Hem yakın
Hem uzak.
Of...
Kalabalık oldu buralar.
Oysa benim istediğim;
Bir sensin
Bir de gecenin koynunda ki yıldızlar.

pehito

OLMAZ MI?


Biraz bende kal!
Bir bardak demli çay iç.
Her zaman ki gibi yarım şeker katıp.
Hadi gitme!
Sen biraz bende kal.

pehito

6 Temmuz 2014 Pazar

DERİN


Gece,
Üşüyor yatağım.
Soğuk,
Aldanmış, aldatılmış.
Küçük bir öpücükle kandırılmış.
Ağlamış, ağlamış...
Sonunu görmeden,
sana koşmuş.
"Belki" demiş,
"Belki sonunda bekliyordur beni"
ama olmamış.
Kapamış gözlerini, 
Güzel rüyalara dalmış.

pehito

30 Mayıs 2014 Cuma

BİTTİ Mİ?


Bir Leyla düşlemesidir Aşk.
Düşünmektir Mecnun'un esaretini.
Yanmaktır bir gülün beyazında
Sonra vazgeçmektir yangınlardan.
Ve kendini bulmaktır beyaz bir bulutta...
Bundan sonra sadece "susarım sana"
Gece Leyla olur, tüm gün giyindiğim seni soyunurum.
Yıldızları giyinirim elbise yerine.
Sendelerken yorgun ayaklarım,
Gecede Mecnun'u bulurum.
Dudaklarımda birikmiş ne kadar yamalı cümle varsa,
Suskunluğuma ilmeklerim tek, tek...
Ve hazandan bahara dönüyorum...

Ali ÇALIŞKAN ve pehito
Düzenleyen: Ali ÇALIŞKAN
Bu akşam, twitter dan doğaçlama yazdığımız şiirimiz :)

BEYAZ KELEBEK GEL HADİ BUL BENİ


Bir beyaz kelebeğin kanadına gizlenmişti gece, tek bir benekte.
Ona eş olmuş gibi, bir olmuş bedeniyle.
Bedensiz bir ruha dokunur gibi uzandım sana, kelebeğin kanadında ki gecede,
Gör istedim.
Geldiğimi duy istedim.
Seni sardım her gün her gece, ruhumu esir eden aşkla.
Ve senden severek gittim.
Bunu bil istedim.
Kaç kez dokundum o geceye, sen oradasın diye.
Geceler bitti, kelebeğin ömrü...
Sen beni
Bulabildin mi?

Uyuşuk Hayalperest
pehito

28 Mayıs 2014 Çarşamba

ESMER GECE


Takıldığını düşünme, sen dursan da akıp geçer zaman.
Bırak saatin tık tak sesini, izle güneşin gök yüzünde sema edişini. 
Dikmişse sana gözlerini bil ki o vakit öğlen vakti, en iyisi koru ondan kendini.
Yaklaşmışsa denize sen de göz kırp en az iki kere 
Ve akşam üzerinin serinliğini üzerine al ceket niyetine.

Gez iyisi mi deniz kenarında kumların üzerinde.
İzin ver kendine, hayal et geçmişini.
Hani o eline değdiğinde vücudunu sallayan adamı ya da kadını.
Uzat elini hayallerine,
İstersen bir öpücük kondur.
İstersin "beni nasıl bıraktın" diye fısılda geceye.

Hayalini gerçek yap gecede ya da 
Bırak gerçeği, geçmiş bir hayale...

pehito

7 Mayıs 2014 Çarşamba

KORKMA


Aslında ben bilirim,
Siyahın içine gizlenmiştir tüm renkler.
Öyleyse;
Karanlıktan korkmak niye!

pehito

29 Nisan 2014 Salı

MEVSİMLER


Her kahkahanın ardında gizli;
Bir sonbahar bir de kış vardır.
Halbuki senin gördüğün; 
Kahkahalarında kaybolduğun,
Bir ilkbahar, bir de yaz...

pehito

25 Nisan 2014 Cuma

TEŞEKKÜR EDİYORUM


Eskiden ne çok hikaye yazardım.
Kelimelerimin içi öyle doluydu ki 
Hangisini tutsanız avuçlarınıza akar,
Size yüz yıllık hikayesini anlatırdı her biri.
Bıraksaydınız avucunuzdan sizi takip eder,
"Nereye gidiyorsun, henüz bitmedi" derdi. 

Ben eskiden eskidiğimi düşünüp bıraktım bir eskiciye;
Benden yitenleri, yitip gidenleri.
Bana verdiği üç beş teşekküre aldım, yeni mavileri ve pembeleri.
İndim sahile,
Martılara attım "benim" dediklerimi.
Aldanıp havada kaptılar, benim vazgeçtiklerimi.
İki kanat çırpıp selam ettiler,
Günü geceye emanet edip, onlar da yeni hayatlarına göç ettiler.

Parmaklarım asılı kaldı havada ve
Kulağıma güzel bir şarkı çalındı; 
"Bu şehirde bir kadın var, adı bana özel"
Avuçlarım yıldızları topladı.
Her biri eteklerime dolandı,
Şarkının ritmi hızlandı ve 
Hayatla dansım yeniden başladı.

Teşekkür ediyorum
Siyahın ardından gelen beyaz için.
Teşekkür ediyorum
Var olduğum ve var ettiğin için.
Teşekkür ediyorum hayat, tüm öğretilerin için.
Teşekkür ediyorum
Geri dönülmez olmadığın için.

pehito

2 Nisan 2014 Çarşamba

İSTANBUL


Sisli geceyi aydınlatırken gözlerin, ışığını sürüp buluyorum seni.
Hüzün kokan bir rüzgarın esintisiyle içime çekiyorum özleminin kokusunu 
Ve ciğerlerime yapışıtırıp bırakıyorum senli günleri.

Hani Bebek sahilinde, elimi tutup beni hızla kendine çekişini
Ve dudaklarımız değmeden önce birbirine, 
Gözlerimizin değişini.

Seni görmediğim o bir ayda
Eksildiğimi göstermek istercesine kestirdiğim saçlarıma bakıp,
"Çok yabancı geldin bana" deyişini
Ve o an daha ve daha eksilişimi
Çekip yapıştırıyorum içimdeki hüznün denizine
Benden götürdüklerini.

Gidemiyorum 
Anlasana, Senden gidemiyorum,
Anılarımdan,
Gidemiyorum.

Acıtsa da kalıyorum.
Acılara yatıyor, acılara uyanıyorum.
Ben uzandım sana 
Elimi tut diye bekliyorum..

pehito

HADİ!


Ben o mavi kuşun kanatlarındayım,
Hadi!
Sen de gel!

pehito

28 Mart 2014 Cuma

VE YENİDEN BAŞLASAK


Bazen yollar uçsuz bucaksız uzansa ve biz kaybolsak. 
Bir adamın/kadının kan pompalayan kalbine uzansak ve 
Onun damarlarında dolaşırken bulsak kendimizi.
Bazen yok olsak
Yokluğumuzda bulsak kendimizi
Sarılsak, anlatsak kederleri, sevinçleri 
Sonra sussak
Tüm hüzünlere, bizden gitti dediklerimize sussak 
Ve yeniden başlasak, her şeye yeniden başlasak.

pehito

5 Mart 2014 Çarşamba

ŞAİR OLAN NE DER



Piyanonun tuşlarına bastığında, çıkan sesleri dinler,
Anlarım ne hissettiğini.
Öfkeli mi, deli mi, 
Huzurlu mu sakin mi?
Sahnede nasıl dans ettiğini izler, 
Söyleyebilirim, senden gidenleri ya da eklediklerini.
Peki, söylesene;
Hangi iki kelime yan yana geldiğinde, 
Görebilirsin ruhumdaki izleri?
Öyle kolay mı? 
Hadi söylüyorum,
Canım yanıyor!
Söylesene ne kadar anladın yüreğimdeki çizikleri?
Tamir edilemeyeceğini,
Bazen o iki kelime öyle konulur ki yan yana,
Okursun,
Ağlarsın, 
Neye ağladığını bilmeden.
Yanar yüreğin,
Neye yandığını bilmeden
İçim yanıyor, sadece yanıyor.
Anla işte yangın yeriyim ve kanıyor küllerim.

pehito
görsel google'dan alınmıştır

1 Mart 2014 Cumartesi

SENİ SEVİYORUM



Kalbimde ki kırmızı aşkı giyindim bedenime,
Doladım gecenin siyahını belime
Yıldızları toka diye taktım, siyah saçımın her bir teline.
Soyut kelimeleri bıraktım denize
Somut olanları kaptım da geldim.

Anlaşılır olmak bu gece ki dileğim
Konuşup anlattıklarım değil
Susup söyleyemediklerim ama duy istediklerim
Büyüyüp büyüyüp dudaklarımın arasından çıkamayanlar
Belki de sadece iki kelime 
İşte söylüyorum
Sadece seni seviyorum, bil istedim.

pehito
görsel google'dan alınmıştır.

26 Şubat 2014 Çarşamba

ONUN ADI MAVİ


Hadi koş,
Mavi yollara koş.
Sarıl sevgiliye ve kucakla iki tur dönün kendi ekseninizde.
Öp dudağından bırak onu yere.
Sahipsiz zannederken kendini, yasla sırtını sırtına
Şaşırt hem onu hem de kendini.
Arala dudaklarını, ilk çıkan kelime
Olsun onun adı, ve sonra bir cümle, bağlasın ikinizi
"Seni seviyorum" olsun
Bu akşam ikinizin de rengi..

pehito

resim google'dan alıntıdır

21 Şubat 2014 Cuma

HİÇBİR ÖPÜCÜK AVUTAMAZ BENİ


Sıcak bir ağustos akşamı,
Yürüyorum sahili baştan sona.
Amacı var gibi ama amaçsızca.
Yakamoza selam edip, yıldızlara haber yolluyorum.
Beni görüp diziliyorlar gecenin gerdanına.

Bu kez düşünmeden gideyim istiyorum
Adımlarım aklımdakilerden habersiz gitsin,
Yalnızca beni duymak istiyorum ama kalbimde ki beni duymak,
Yasaklarını günahlarını bırakıp yola öyle devam edeyim istiyorum..

Sıcak mı demiştim, peki şimdi neden üşüyorum
Yalnız adamlara, yalnız kadınlara üşüyorum.
Beni ben yapanlara ama ben olmayanlara donarak sarılıyorum.
Öpüyorum içlerinden birini, kendimi değil onları ısıtıyorum.

Başkalarını ısıtmak için yaşar gibi yapıyorum
Kendimi unutuyorum.
Sonra anlıyorum;
Öyleymiş gibi yapıyorum, herkesi kandırıyorum
Bütün o olanları kandırıyorum,
Beni ise hiçbir öpücükle avutamıyorum

pehito

resim farklıkareler.blogspot.com'dan alıntıdır

18 Şubat 2014 Salı

YENİ



Pembe allık tenine en çok yakışan, 
Dağıt saçlarını, savur rüzgar alsın 
Sonra bıraksın omuzlarına, beyaz tenin saçının kızılıyla yansın. 
Sil göz yaşlarını yeniden başla ve hep vardır yenisi unutma. 
Hadi değiştir, bu gece sür gri farlarını, gözünün yeşiline en çok yakışan
Koy başının üzerine o kalın üç kitabı.
Ve neydi o çok sevdiğin Türkan Şoray'ın film repliği "ben dünyanın en gözel karisiyam" 
İnanana kadar, söyle bunu defalarca kendine
Seni alıkoyan ne ise kendine güvenmekten çıkar at o elbiseyi ve yenisini giy en pahalısından
Bildiğin hayat bir tane ve yaşa onu doyasıya
Geriye ne kaldıysa ver eskiciye
Hadi sen bak önüne..

pehito

resim google'dan alıntıdır

YALANDAN MUTLULUK



Merhaba, bu sabah yanına iki yüzlü olmaya geldim. 
Eğer içimden geçenleri söylersem, kendime köy arar dururum.
Bundan sebep bıraktım doğrularımı, sizin doğrularınızı aldım da geldim. 
Çok mu değişmişim, dünden farklı mıyım, öyle mi düşünüyorsun gerçekten? 
Haklısın dün inandıklarımı konuşuyordum, 
Bugün senin hoşlanacaklarını muhtemelen. 
Söylesene şimdi daha mı çok seveceksin beni?
Gerçekten böyle bir ilişki kimi mutlu eder ki?
Seni mi yoksa beni mi?
Nereye gider bu yalanlar 
İnsan dolduklarını dökülmez mi bir yerde ya da kaçmaz mı sahte dostluklardan günün birinde 

Şşşşşştt baksana
Gel sen bana en kötü olanı söyle 
Ama gel en doğrusunu söyle. 
Acıtsın canımı, yaksın geçsin ama doğru olsun, dosdoğru olsun. 
Yalandan mutluluğun yerini, canımı acıtacak doğrular alsın 
Nasılsa geçer acısı ve ben doğru olan için üzülmüş olur 
Doğru olana emek harcar, doğrular için göz yaşı dökmüş olurum.
Üzülmem geçen zamana, dosttuz sandığım günlere üzülmem.

pehito

yazı benim :) resim google'dan alıntı :)

17 Şubat 2014 Pazartesi

SİYAH KELEBEK



Bir şarkı dinliyorum
Aklımdan daha güzel sözler geçiyor 
Ama dökülüp kağıda sonsuz olamıyor.
Ve sonra bir melodi
Siyah tütüsüyle sahneyi baştan sona dönen bir balerinin figürleri
Sana nasıl hoyrat, nasıl dizginlenmemiş olduğunu anlatmak istiyorum
Cümle olamıyor o hırçın siyah figürleri
Film olup gözümün önünden geçip gidiyor.
Ritme ayak uydurmaya çalışıyorum
Bırakıyorum müziğin akışına kendimi.
Bir şarkı dinliyorum
Adam tam şu an ruhumu parçalayıp
Ne işin var senin olduğun yerde diye bağırıyor!
Gideceğimi söyleyip aynı yerde zayıf bir fidan gibi bekliyorum,
Gidemiyorum.
Sesinin hoyrat tonuna bırakıyorum kendimi
Şarkı bittiğinde yığılıyorum,
Anlıyorum çok yorgunum, geceyi selamlıyorum ve alkışları dinliyorum
Hala aynı yerdeyim ben, 
Gidemiyorum

pehito

3 Şubat 2014 Pazartesi

LİRİK HAYAT



Peşinden sürüklendiğimin ne olduğunu bilmeden, koşuyorum parmaklarımın ucunda.
Dönüyorum iki kere kendi çevremde, pembe elbisem üzerimde.
İçimde küçük bir kız çocuğun coşkusu, kalbimde sahip olamadıklarımın korkusu.
Uçuş uçuş eteklerim, yoluma çıkan mavileri toplayıp yapıştırıyorum eteğimin ucuna..
Ellerimle uzanıyorum uçsuz bucaksız zamana, elime çarpanlara sahip olmak ister gibi, dokunuyorum onlara.. 
Uğultusunu duyduğum naif rüzgarın esintisiyle, terse dönüyorum. 
Şimdi peşinden koştuklarım, benim ardımda bana doğru koşmakta. 
Uzatmak istiyorum elimi onlara, 
Takılıp düşüyorum, kaybolduğum bir zamana.
Uzanıyordu ellerimiz ama hep ters yönde inatla ve bir gün;
Aniden karanlık gökyüzünde bir yıldız kaydı , bir şimşek çaktı, yağmur başladı ve ben üşüdüm, çok üşüdüm.
Ne pembe elbisem, ne de mavilerim yetmedi ısıtmaya.
Gecenin kuytusunda, bir şemsiyenin bana uzandığını gördüm, 
Koştum o mavi şemsiyenin altına, yağmurdan kaçarken ben AŞK'a tutuldum tam o anda!!

pehito