Peşinden sürüklendiğimin ne olduğunu bilmeden, koşuyorum parmaklarımın ucunda.
Dönüyorum iki kere kendi çevremde, pembe elbisem üzerimde.
İçimde küçük bir kız çocuğun coşkusu, kalbimde sahip olamadıklarımın korkusu.
Uçuş uçuş eteklerim, yoluma çıkan mavileri toplayıp yapıştırıyorum eteğimin ucuna..
Ellerimle uzanıyorum uçsuz bucaksız zamana, elime çarpanlara sahip olmak ister gibi, dokunuyorum onlara..
Uğultusunu duyduğum naif rüzgarın esintisiyle, terse dönüyorum.
Şimdi peşinden koştuklarım, benim ardımda bana doğru koşmakta.
Uzatmak istiyorum elimi onlara,
Takılıp düşüyorum, kaybolduğum bir zamana.
Uzanıyordu ellerimiz ama hep ters yönde inatla ve bir gün;
Aniden karanlık gökyüzünde bir yıldız kaydı , bir şimşek çaktı, yağmur başladı ve ben üşüdüm, çok üşüdüm.
Ne pembe elbisem, ne de mavilerim yetmedi ısıtmaya.
Gecenin kuytusunda, bir şemsiyenin bana uzandığını gördüm,
Koştum o mavi şemsiyenin altına, yağmurdan kaçarken ben AŞK'a tutuldum tam o anda!!
pehito