anne olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2013 Perşembe

BİLMEM ANLATABİLDİM Mİ??


Hala internetim de sorun var, sürekli kesiliyor. Yazı yazmayı da sizlerin yazılarını çok özledim.

Bugün yaşadığım bir şeyi anlatmayı istiyorum. Takip edenler bilir, 3 yaşında bir kız çocuğum var. Yemek bizim en büyük problemimiz, iştahsızız

Ben 3 yaşında ki kızıma "anne ben artık doydum, yemek yemek istemiyorum" dediğinde yemesi için ısrar edersem, önce ağlamaya sonra elindeki çatalı kaşığı atmaya başlıyor ve hala ısrar etmeye devam edersem bana küsüyor.

Bilmem anlatabildim mii???
pehito

11 Nisan 2013 Perşembe

ANNE OLMAK (UYKU PROBLEMİ)


Anne olanlar zaten bilir, olacak olanlar da şimdi öğrenir, bebişleriniz dünyaya geldikten sonra uykular haram size. Zaten hamileliğin son evresinde oldukça büyümüş karnınız, hissedilen minik tekmeler ve minik kasılmalar sizin gece uykularınızı gölgelemeye başlamıştır ama bunlar daha başlangıçtır benden söylemesi.

Gelelim bebişiniz Dünya'ya geldikten hemen sonrasına; ilk 15 gün kesintisiz uyuyacaktır ve siz "ayy annelik ne kolaymmış, niye daha önce yapmadım, agucuk bugucuk, ay yoksa bir şey mi oldu, hiç mi uyanmayacak bu minnoş" demeye başlayacaksınız. Başlayacaksınız da bu süre çok uzun sürmeyecek, tadını çıkarsanız iyi oluuuur :) Minnoşun Dünya'ya farkındalığı arttıkça uykuya duyduğu ilgi azalacak. Her gün daha çok şey öğrenmek isteyecek. Sizin sütünüze duyduğu açlığın yanına, bir de "bugün ne öğrensem" eklenecek ve başlayacak uykusuz günleeer, geceler. Tabi bir de fiziksel sorunlar da olabilir. Benim kızım gazlı bir bebekti; sabah 5'te uyanır, akşam 8'e kadar uyumaz ağlardı. Ağlaması olmasa dert değildi de çünkü çoğu anneye göre ben şanslıydım :) Akşam 8'den sabah 5'e kadar da deliksiz uyurdu ve bilirim ki gece uykuları çok daha kıymetli.

29 Mart 2013 Cuma

ANNE OLMAK (ÇOCUKTA SOSYALLEŞME SÜRECİ)


Dünkü yazımda paylaşmıştım. Kızımın okulunun Uzman Psikolojik Danışmanı Seyhan Sevinçler Togam, bizleri aydınlatacak, bakış açımızı değiştirecek, çocuklarımızın sosyalleşmesinde yapılan hatalar ve yapılması gerekenlerle ilgili, çok güzel bir seminer düzenledi. Şimdi gelelim öğrendiklerimize, öğreneceklerimize;

28 Mart 2013 Perşembe

ANNE OLMAK (KAOS)



Merhaba; bugün kızımın kreşinde bir seminere katıldım. Seminerde paylaşılan bilgilerle ilgili kreşin Uzman Psikolojik Danışmanı, çok da güzel bir döküman hazırlayıp bizlerle paylaştı. Ben de heyecanla sizlerle paylaşmak için elime alıp kağıdı, oturdum bilgisayarımın başına.Aman ne çok bizlerle, sizlerle oldu yazıda :)

Telefonumun şarjı bittiğinden şarj aletini almaya gittim. Tekrar bilgisayarın başına oturdum a-a kağıt yok. Soruyorum miniğe nerede diye; "Anne okus-pokus yaptım" diyor. Ağlayayım mı güleyim mi bilemedim.

Gelelim beklenen sonuca; "Sana ödül vereceğim" dedim ve minnoş çıkardı kağıdı sakladığı yerden. Artık yazı elimde ama yarına saklıyorum.

Minik kızım bugün böyle bir yazı çıkmasını istedi :)

Sevgiyle kalın..
pehito

12 Mart 2013 Salı

SÖYLE BABAM RAHAT MISIN!!

Aşağıdaki hikaye, gerçek hayat hikayesinden esinlenerek, baba ve oğluna ithafen yazılmıştır.



Neden çevremde ki onca kalabalığa rağmen, bitip tükenmek bilmeyen yalnızlığım. Herkes var gibi, alıştığım herkes. Peki isyanım neye, neden kalabalıktan kaçıp bu odaya saklanıyorum, çocukluğumdan hatıra bir kokuyu ciğerlerime çekiyorum ve bu küçük legolarımı elime alıp o KÜÇÜK EVİ tekrar tekrar yapıyorum. Neden saklanıyorum, neye sığınıyorum. Kaçtığım şeyle, geldiğim yer hep aynı aslında.

11 Mart 2013 Pazartesi

ANNE OLMAK (Benden Bu Kadar)

ANNE OLMAK




Şu sıralar bizim miniş yemiyor mu, YEDİĞİ KADAR...Giymiyor mu GİYDİĞİ KADAR...Saçını mı bağlatmadı BAĞLATTIĞI KADAR... Ağladı mı AĞLADIĞI KADAR... Ne yaparsam memnun olmuyor mu MEMNUN OLDUĞU KADAR....

Arkadaşım BENDEN BU KADAR... Yeterince emek harcadığımı, yanlış gidiyorsa o gidişatı düzeltmeye çalıştığımı, düşündüğümü, yaptığımı biliyorum. Bazen olmuyor bazen... Sen ne kadar uğraşırsan uğraş, ne kadar değiştirmeye çalışırsan çalış, bazen olacağı kadarından daha ileri gitmiyor..

Bu yüzden sevgili anneler  ya da anne adayları, annelik de mükemmeliyet olduğu kadarından ibaret. Üzmeyin, yormayın kendinizi, bazen de yaslanın arkanıza BENDEN BU KADARı rahat rahat, içinize sinerek söyleyin...

Sevgiler...

27 Şubat 2013 Çarşamba

Mim Mim Mini Mini Mim...

Severek takip ettiğim bloglardan biri olan Kapta'nın Zehir Defterinin yazarı beni mimlemiş. Şimdi keyifle soruları cevaplamak düşer bana :) haydi başlıyoruz....

1-En son kime yalan söyledin, neden?

26 Şubat 2013 Salı

YİNE MİMLENMİŞİM :)

Arkadaşım Abdullah Kara beni mimlemiş. Ben de sevgili arkadaşımı kırmayıp soruları zevkle cevaplayacağım.

KAYIP BALIK NEMO

1-Yabancı dil biliyor musun?
Kendimi işe alınıyormuşum gibi hissettim :) evet biliyorum :)

2-En son okuduğun kitap hangisidir?
İşte bu, benim bir sorunum var. Ben çok çabuk sıkılırım ve uzun süre aynı şeye konsantre olamam. Bu yüzden iki ya da üç kitabı aynı anda okurum, Birinden 10. diğerinden 20, sonra diğerinden 15 gibi. ya da daha fazla ;) En son S*ktir Et, Aşkın Gözyaşları ve Çin Damasını okudum, şimdi de elime iki yeni kitap aldım...

3-Sinema mı, tiyatro mu?
İkisi de doğru ve kaliteli yapılıyorsa, ben seçmem...

4-Rüyaların renkli mi?
:) Üç boyutlu ve renkli...

5-Yaptığın en çılgınca hareket nedir?
En çılgınca hareket epidural sezeryan. Tamam, sonuçta dokuz ay taşıdığın bebişi kucağına alacaksın da, canlı canlı, ayık kafa kendini kestirmek niye?? Bir de omuriliğine canlı canlı iki iğne yiyorsun, titredin olmadı, doğru duramadın denile denile...Anlatacağım AZ SONRA!!!! :)
Hatırlıyorum doktora sordum; "Canım yanacak mı??".-Hayır yanmayacak sadece dokunuşları hissedeceksin. Doğru, dokunuşları hissediyorsun, kesişlerini, açışlarını, minnoşu alışlarını. Daha büyük çılgınlık olamaz, bunun tek nedeni de; çıkar çıkmaz onu ilk gören olmak, kokusunu duymak, onunla o ilk buluşmayı kanlı canlı yaşamak. Ayy hatırladım, hoş oldum şimdi :)

6-Bir hayvan olsan kim olurdun?
Şimdi bu soru "bir hayvan olsan ne olurdun" olsa cevabım değişecekti ama "kim olurdun" deyince... Kayıp Balık Nemo olurdum. Çünkü hep mutlu ve hiç şikayet etmiyor. Benim tam tersim ;)

7-Çocukken en çok neden korkardın?
Terk edilmekten, var bir sebebi ama ben de kalsın...

8-Mesleğin nedir?
Şu an ANNEyim, ilk mesleğim bu. Bıraktığım işim "üretim planlama" ve yeniden işe başlamayı çoooook istiyorum...

9-Bu ülkede olmasa başka hangi ülkede doğmak isterdin?
Başka ülkelerde ki hayatı bilmiyorum, ben yine de bildiğim yerde olayım. TÜRKİYE...ve NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!!!

10-Totem gibi kullandığın ve en çok kullandığın eşyan var mıdır?
Yok, dedim ya ben pek bağlı kalamam bir şeye. Olsaydı da emin olun çoktan değiştirmiştim... :)

Abdullah'a çok teşekkür ediyorum...
Sevgiyle kalın....




21 Şubat 2013 Perşembe

ÇOCUKLUĞUMDA BEN...




mutlu çocuk


Çocukluğumda Ben; masumiyet nedir gerçekten biliyordum...

Çocukluğumda Ben; büyüyünce anne olacağım diyordum, benim için en kutsal meslek annelikti...

Çocukluğumda Ben; ne çabuk kandırılırdım...

Çocukluğumda Ben; canım istediğinde ağlar canım istediğinde susardım...

Çocukluğumda Ben; ağlamaktan utanmazdım, zayıflık değildi ağlamak benim için...

Çocukluğumda Ben; hayatta canını yakacak en büyük şeyin bisikletten düşmek olduğunu sanırdım, bilemezdim ruhumun yaralarının kapanmayacağını...

Çocukluğumda Ben; ne çabuk affederdim insanları...

Çocukluğumda Ben; yaralarımın nerede sarılacağını bilirdim, güveni sonsuz hissettiğim annemin kucağında. Şimdi ise bunun cevabı muamma...

pehito

5 Şubat 2013 Salı

ANNE OLMAK (Bunları Biliyor muydunuz?)

anne olmak
Resmi bir giriş yapmak istemedim, öyleyse şöyle diyelim; herkese iyi haftalar. Kızımın gitmekte olduğu kreşin kurucularından, Uzman Psikolojik Danışman Seyhan Sevinçler Togan'ın bize vermiş olduğu eğitimlerden birini sizlerle paylaşmak istiyorum.

2 Şubat 2013 Cumartesi

21 Ocak 2013 Pazartesi

ANNE OLMAK (ZİMMET)

ANNE OLMAK


Düşünüyorum da, zevkle yaptığım şeylere baktığımda hepsinin ortak bir yönü var. Sonunda bir puan yok ya da mecbur değilim yapmaya,, başarılı olmak zorunda değilim ve sadece kendim için yapıyorum.. Çok iyi hatırlarım sınav sorularının cevaplarını bildiğim halde, sınavı yarıda bırakıp çok çıkmışımdır. Çünkü mecbursun orada kalmaya, her şeyin doğrusunu yazmaya ve sonuç da başarılı ya da başarısız olmaya.

Bir gün satmışım bizim minik kediyi babasına, biri evli biri bekar iki kız arkadaşımla oturuyoruz. Konu geldi; anne olmakla baba olmak arasında ki farka, konu ilerledikçe biz aynı şeyleri konuşan iki kadın olduk, çünkü durum her evde, aynı vaziyet de. Ne mi konuştuk başlıyorum;

16 Ocak 2013 Çarşamba

ANNE OLMAK (İŞTAH PROBLEMİ)

anne olmak


Biz bu problemle çok erken tanıştık. Problem diyorum çünkü gerçekten uykularınızı kaçıran, sizin de boğazınızdan bir yudum geçirmeyen, bir dönemdir bu dönem. Çocuğum aç kaldı diye düşünmenizin yanında, en büyük korkunuz; ÇOCUĞUM GELİŞEMEYECEK oluyor. Kilo alamayacak, boyu uzamayacak en önemlisi zihinsel gelişimi geri olacak. Halbuki Afrika'daki insanlar başka bir gezegenden mi, pek ala genetiğinde ne kodlanmışsa çocuk ona göre büyüyecek. Düzgün beslenirse üstüne koyacak, çok üzülmek istiyorsanız; üstüne koyamayacağına üzülün, burada da üzerine eklemek derken sanmayın 1.60 olacak çocuğunuz 1.90 olsun ;) Yani rahatlamaya siz ilk paragraftan başlayın..

Gelelim bizim hikayemize; aslında o dönem pek anlayamadık. Bizim minnoş iki aylık, emmeyi bıraktı öyle bir bıraktı ki biberondan falan da almıyor, hem de anne sütünü; benim sütümü nasıl almaz diye öyle çok bozuluyorum ki. Bir de çevre baskısı "aaaaaa bıraktı mı", görmüyor musun " BIRAKTI İŞTE BIRAKTI!"

Neyse Allah'dan süt sağma makinesi diye bir icat var da, ben 11 ay sağıp verdim sütümü. Haa olmasa ne olacaktı; hiçbir şey. Koca bir mama sektörü var, boşuna mı var. Sadece olan anneye oluyor; gece misler gibi uykusundan kalkıyor, gidip mutfağa mama hazırlıyor tabi bunu babayla paylaşabilirsiniz, tabi yapabilirseniz :) Demek ki bebeğine kendi sütünü veremeyen bir sürü anne ve anne sütü almadan büyüyen bir sürü insan var. Yani işin özeti; dert değil.

Bir de o dönemde başka bir baskı var, sütünü sağmak; çocuğun emmesi gibi olmuyor, sütün kesilir diye. Yok canım doğru çocuğun emmesi gibi olmuyor, çok daha beter oluyor ama ben 11 aylıkken bile "tamam yeter artık, benden bu kadar" deyip bıraktım. Yani pek ala düzenli kullanınca o aleti ( üç saat de bir) sütünüz oluyor. Bu da benden müjdeli haber olsun size ;)

Allah'dan çocuklar Dünya'ya emme refleksiyle geliyorlar da uykuda soktuk ağzına biberonu, minnoşun karnı öyle doydu. Bebiş acıkır ben ya da annem kucağında hoplata hoplata uyutur, sonra sağılan süt ağzına biberonla verilir. Bunu yapmasak ne mi olur; HAYAT TAM BİR CEHENNEM OLUR :(

12 Ocak 2013 Cumartesi

ANNE OLMAK (MUHTEŞEM İKİ)

anne olmak


Önce bir doğum günü kutlamasıyla başlar. Çocuğumuzun farkındalığının arttığı, doğum gününün; pasta ve süslemelerden ibaret olduğunu sandığı, pastasını, giyeceklerini seçmek istediği bu dönem gelir çatar. Aile büyükleri, arkadaşlar, çocuğunun arkadaşlarının anneleriyle keyifli bir şekilde doğumgünü kutlanır, sonra misafirler evlerine dağılır, sen başbaşa kalırsın MUHTEŞEM İKİYLE.

21 Aralık 2012 Cuma

KIYAMET




Kafam davul gibi bunu hissedebiliyorum ama elimi başıma götüremiyorum. Sanki yüz kilo bir adam üzerime oturmuş gibi ama bunu bedenimin her yerinde hissediyorum. Ağzımın üstünde, göz kapaklarımda, kollarımın üzerinde ve beynimde. Sanki o adam beynimin üzerine de oturmuş gibiydi, çünkü düşünemiyordum.
Neredeydim, ne olmuştu ve en can yakıcı sorunun cevabını bile hatırlayamıyordum. Kimim ben? Tekrar gözlerim kapanıyor? Karanlık!!
Bir bebek sesi beni kendime getiriyor. Avazı çıktığı kadar bağıran bir bebeği duyuyorum. Kalkmak istiyorum ama o adam hala üzerimde, kıpırdayamıyorum. Hava zifiri karanlık, göz gözü görmüyor, dondurucu soğuk ve bebek sesinden başka, hiçbir şey duymuyordum. Kollarımı hareket ettirmek için kendimle bir mücadeleye giriyorum ama imkansız. Kasıklarımda ciddi bir ağrı hissediyorum ve ağır bir kan kokusu duyuyorum. Yakın zamanda hatırladığım tek şey, bebek sesi ama şimdi onu da duyamıyorum. Ağrı dayanılmaz bir hal aldığında, gözlerimi kapatıp, bir daha açmamayı diliyorum ama olmuyor. Ağrıdan bilincimi tekrar kaybediyorum.
Gözlerimi araladığımda, gün ağarmıştı ve kan kokusu iyice ağırlaşmıştı. Burnumun dibinde, bir çift göz gördüğümde, kaslarım istemsizce hareket edip üzerimdeki bedeni, hemen yanıma düşürmeyi başarmıştım. Kafamı soluma çevirdiğimde gördüğüm yüz kocam Murat, gördüklerimden sonra bütün anılarım beynime geri yüklendi. Allah'ım ne oluyor elimi onun ellerine uzattım ve bileğinden nabzını almaya çalıştım ama yok, hiçbir şey yoktu, artık yoktu, sadece bedeni yanımdaydı ama ruhu onu terkedip gitmişti.
Dünyam kararmıştı, Allah'ım bana daha büyük bir acı yaşatamazdın, teşekkür ederim tüm bunlar için teşekkür ederim, derken hüznümle kızgınlığımın arasında, ordan oraya geçip dururken, o bebek sesini hatırladım.
Tanrım bu olmuş olamaz diye geçirdim içimden ve aşağıya doğru baktığımda; araba karşıdan gelen kamyon, arabada doğum başlamıştı, gece yaşıyordu ama şimdi o çıplak zayıf bedeni hareket etmeden yatıyordu yerde. Savunmasız aciz ve hayata daha dün gece MERHABA demişti ve sabahı HOŞÇAKAL..
Bu kadar kısamıydı evladım ömrüm!! Aramızdaki bağı yerden aldığım bir taşla kopardım. Annelik böyle bir şey miydi, imkansız bir güçle onu kollarıma aldım ve sağ yanıma yatırdım. Kocam sol yanımda, oğlum sağ yanımda, iki cansız bedenin arasında ruhumun bedenimi terk etmesini beklerken tekrar bayıldım.
Gözlerimi açtığımda, ışıl ışıl ilaç kokan bir odadaydım. Kafamı önce sağıma sonra soluma çevirdim. İki yanımda boştu, o cansız bedenleri de beni terk etmişti.
İşte KIYAMET dedim. Burdaydım, dünyadaydım ama kalbim hem KIYAMETİ hem CEHENNEMİ aynı yerde yaşamıştı.
Her ikisi de bu dünyadaydı, beklemek anlamsızdı, elbet bir gün kapımızı çalacaktı.


16 Aralık 2012 Pazar

ANNE OLMAK


anne olmak

Bir annemin anlattıkları var kulaklarımda, biz üç kız kardeşiz benden küçüğüyle aramda bir yaş, en küçüğüyle aramda 2,5 yaş var. Yani 2,5 yılda üç çocuk büyütmüş kadın. Anlatıyor; 'Karnınızı doyurur, altınızı temizler yatırırdım uyurdunuz. Kolay olmasa bu kadar yaş arası olan üç çocuğa bakılır mı? Senin de öyle olacak kızım. Hem ben de vardı üç tane, sende olacak bir tane. Öyle zor olsa, insanlar ikinciyi yapar mı?' Ve daha motivasyonu artıracak nice bir takım cümleler. Ben de almışım gazı, annem doğru diyor, bak o üç tane yapmış, ne de güzel bakmış yapılır da bakılır da :) Ve çocuk operasyonu başarıyla gerçekleşir, dokuz ay sonra bebiş kucağa alınır :)


Çok geçmedi, kızımı dünyaya getirdikten iki hafta sonra, yıllarca kandırıldığımızı anladım.

O anne-bebek reklamları yok mu , o reklamlardaki gülen bebek, yatağa koyduğun gibi uyuyan bebek, huzurlu anneden, ibaret değil annelik. Hangi mamayı kullanırsan, hangi bezi takarsan tak -agucuk, bugucuk- deil, bu böyle biline. Biz kadınlara diretilen bu mükemmel anne-bebek imajı ,kadınlar için zaten zor olan anneliği, daha da zorlaştırıyor. Arada salya sümük ağlayacaksın, yapamayacaksın, bezleyemeyeceksin, bazen susturamayacaksın, bazen sütün olmayacak mamayı dayayacaksın, inan hepsi çok normal :)

Çocuk senin canın, senin kanın kimse sana ondan daha yakın olamaz, dünyada sahip olabileceğiniz en değerli varlık, öyleki gazı çıktı diye mutlu olduğunuz, bugün kakasını yedi kere yaptı diye rahat uyuduğunuz tek varlık. Bakımıyla ilgili fikrinizin olmadığı ve onu hayatta tutmak için seferber olduğun minicik bir canlı.

Acıkacağını, bezini kirleteceğini, kusacağını isteklerini ağlayarak belirteceğini bunları biliyoruz. Buraya kadar, sıkıntı da yok zaten.

Peki ya bilmediklerimiz; acıktığında memelerinde sütün yok, ne yapacaksın? Sütün çok bebek emmiyor süt sıtması oldun, ne yapacaksın? Haydiiii.. bebek kolik, sabah 5 akşam 8 aralıksız ağlıyor, ne yapacaksın?

Sana ait tek kişilik bir yaşamın varken onu elin oğluyla birleştirip :) hayatını paylaşmaya başladıktan ve buna henüz alışmışken, minik bebekle birlikte üçüncü bir kişinin de bütün sorumluluğunu alıyorsun. Elin oğlu kendi ihtiyaçlarını, en azından temel ihtiyaçlarını -tuvalete gitmek, hazır yemeği yemek,  yıkanmış ütülenmiş giysilerini giyinmek- karşılayabiliyor, yeni üye onları da yapamıyor.

Bebek dünyaya geldikten sonra artık banyoda iki dakikadan fazla kalamazsın, tuvalet ihtiyacını akşam kocan eve gelene kadar bekletirsin, tabi önce onun tuvaletten çıkmasını beklersin :) yemek bulursan yersin (çocuktan vakit kalıp yemek pişirememişsindir) , sütüm olsun diye, bol bol su içmeyi ihmal etmezsin, ağzından iki lokma geçiyorsa onu da süt olsun diye atarsın ağzına yani yine kendini değil o miniği düşünerek beslenirsin. Yoksa onu da ertelersin.
Bir de insanlarla uğraşırsın.

Benim HAMİLELİK TERÖRİSTİ dediğim -tümü kadınlardan oluşan- bir insan grubu var. Bunlar' bebek üç aylık olmadan, hamile olduğunu kimseyle paylaşma ' DÜŞÜK YAPABİLİRSİN' le başlarlar,