telefon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
telefon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2013 Perşembe

ANNE OLMAK (KAOS)



Merhaba; bugün kızımın kreşinde bir seminere katıldım. Seminerde paylaşılan bilgilerle ilgili kreşin Uzman Psikolojik Danışmanı, çok da güzel bir döküman hazırlayıp bizlerle paylaştı. Ben de heyecanla sizlerle paylaşmak için elime alıp kağıdı, oturdum bilgisayarımın başına.Aman ne çok bizlerle, sizlerle oldu yazıda :)

Telefonumun şarjı bittiğinden şarj aletini almaya gittim. Tekrar bilgisayarın başına oturdum a-a kağıt yok. Soruyorum miniğe nerede diye; "Anne okus-pokus yaptım" diyor. Ağlayayım mı güleyim mi bilemedim.

Gelelim beklenen sonuca; "Sana ödül vereceğim" dedim ve minnoş çıkardı kağıdı sakladığı yerden. Artık yazı elimde ama yarına saklıyorum.

Minik kızım bugün böyle bir yazı çıkmasını istedi :)

Sevgiyle kalın..
pehito

31 Ocak 2013 Perşembe

BU BİR TEŞEKKÜR YAZISI

teşekkür ederim

Önce kendisine ilk hikayemi okuduğumda, "sen yazmalısın" diyen arkadaşım Aylin Altuğ'a ve G'ye,

Yazmaya karar verdim dediğimde "o zaman muhakkak bir blog açmalısın" diyen kardeşime,

18 Aralık 2012 Salı

İŞARETLER


işaret
Eski sevgilimi bir türlü unutamıyorum. Gün içindeki işlerime dalsam da, bir bakmışım bugün 'Burak'ı hiç düşünmedim' derken bile kendimi onu düşünürken buluyorum. Ne hayatımdaki adam, ne işim, ne yaşadığım yeni heyecanlar, ne de gittiğim yerler hiçbir şey onu unutmama yardım etmiyor ve her gün kafamın içinde bir kanser hücresi gibi büyümeye devam ediyordu.

Bir de gecelerim var benim.  Yaşasın bugün Burağı düşünmedimin, anlık neşesinden gerçeğe uyandıktan hemen sonra, bugünde olmadıyı düşünürken, sancılı uykularıma dalıyorum. Sonra Burak'la buluşuyoruz gözlerim kapalı, kokusunu alıyorum önce, müthiş bir huzur ve tarifsiz bir mutluluk duyuyorum.  Gözlerimi açıyorum karşımda duruyor, kahverengi kısık gözleri gözlerimde, sonra bir adım daha yaklaşıyoruz önce ellerimiz buluşuyor ve sonra ince kıvrımlı dudakları benimkine değiyor ve bir daha ayrılmayacakmışız gibi birbirimize sarılıyoruz ve o kabus anı; bedenimin ihtiyacı olan günlük uyku zamanım doluyor gözlerimi açıyorum, peluş ayım yanımda O DEĞİL. Uyandığım kabusumu tatlı bir rüyaya dönüştürebilmek için; 'MERHABA HAYAT, BUGÜN GÜZEL BİR GÜN' diyorum.

Alarmın çalmasıyla onsuz kabus günlerimden birini yaşamak için yataktan kalkıyorum. Beş yıldır birbirini takip eden günler, biri diğerinin aynısı gibi yaşanıp gidiyordu.  Akllımda hep onun anısı, yüreğimde onun aşkı, BELKİ O DA AŞIKTIR BANA, UNUTAMAMIŞTIR BENİ, HAYATINA GİREN HİÇ BİR KADIN BENİM GİBİ OLMAMIŞTIR belki günlerimden birinde, ihaneti de göze alarak onu aramak için telefonu almamla, telefon çalmaya başllıyor, nabzım yükseliyor ve kalbim hızla atmaya başlıyor BURAK diye geçiyor içimden.

Hep, birini siz ne kadar güçlü düşünürseniz, onu ne kadar kalpten isterseniz o da sizi öyle çok hisseder diye düşündüm. Ben Burağı her düşündüğümde şu an o da beni düşünüyor, ben de bunu hissediyorum dedim kendime ve beni beş yıldır rahatlatan tek şey de buydu ve bir de sosyal paylaşım sitesinden aldığım, gün içinde defalarca baktığım fotoğrafı.

Telefonun ekranına bakıyorum; arayan Aslı. Burak değil, sanki Burak olmak zorundaymış gibi, o an nasıl bir hayal kırıklığı yaşadığımı anlatamam, tarifsiz bir sancı oturuyor yüreğime. Aslı'yla konuşmamı bitirip, hemen sonra telefonu elime alıyorum ve beş yıldır hafızamdan silemediğim numarasını tuşluyorum