beden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şubat 2014 Pazar

BİR ŞANSIM DAHA VAR MI



Görünmez kelepçelerimi çıkarıyorum bileklerimden, beni tutsak eden bedenimi sıyırıyorum üzerimden, çok derinlere bakmam gerek biliyorum.

Alice'in Harikalar Diyarına yaptığı yolculuğun başında ki gibi karanlık bir tünelden yokuş aşağı iniyorum, bazen zamana bazen de dokunduğum başka ruhlara çarpa çarpa. İçimde öyle çok huzursuzluk hissediyorum ki bu yolculukta, her biri zorla elime tutuşturuluyor sanki. Bir yerler yanıyor gibi hissediyorum ama sorsan "neresi" diye, elimi koyup şurası diyebileceğim tek bir yer gösteremem sana. Zaten bu yolculuğumda; derinlerde ki üzeri kat kat örtülmüş ulaşılması zor o yere. 
Öyle hızlı düşüyorum ki, canım daha çok yanmalı diye geçiriyorum içimden. Derin bir nefes alıp açıyorum sağ avucumu, elimde uzun bir filmin küçük bir sahnesi oynuyor. Baş rolünde benim olduğum küçük filmler bunlar. Sevmek için suyun içinden çıkarıp, öpüp tekrar suya bıraktığım turuncu japon balığımın, ertesi gün suyun içinde çırpınırken hissettiklerini görüyorum. Görmüyorum, yaşıyorum. Arada nefessiz kalıyorum, arada çekiyorum ciğerlerime oksijeni, bir yangın hissediyorum içimde sonra bir soğukluk. Sonra başka bir film; kardeşime oynaması için vermediğim kırmızı arabanın onu ne kadar üzdüğünü görüyorum, tek tek kalbini kırdığım arkadaşlarımı, beni ne kadar çok sevdiğini bile bile asla bir daha arkamı dönüp bakmadığım kız arkadaşımı yarı yolda bırakıp evlendiğim günü. Ve o gün hem onun hem de kendi canımı ne çok yaktığımı görüyorum. Yaptığım motorsiklet kazasında engelli olmasına neden olduğum küçük çocuğun gönlünü asla alamadığımı, benden hep gerçek bir özür beklediğini görüyorum. 

Hayatımın en acı anları bir bir avucuma düşüyor ve ben her seferinde bin kez ölüp, bir kez diriliyorum. Bazen bilerek bazen bilmeyerek dokunup başkalarına açtığım yaraları görüyorum. İçime akıtıyorum göz yaşlarımı, bu kez yangınımdan değil, bana değip acıttığım başka ruhlar için dökülüyor göz yaşlarım. Özür diliyorum ama ne zihnimle ne de bedenimle, henüz ulaşamadığım merkezimle. Kendimden de özür diliyorum, o yangınları yaşattığım için kendime. 

Ve birden bir şalter açılıyor gibi "tak" diye bir ses duyuyorum. Elektriği hissediyorum, bir kadın sesi "bitti mi" diyen bir kadının sesini duyuyorum. Ciğerlerimin yandığını ve o yangınla bir bebeğin yüksek sesle ağladığını duyuyorum. Ter içinde, yorgun görünen ama gözlerinde sevgi dolu başka bir ışık gördüğüm bir kadınla göz göze geliyorum. Senin adın "Selin" diyor. Ne diyeceğimi bilemiyorum, konuşmak için ağzımı araladığımda tekrar bir bebeğin daha nazik bir ağlama sesini duyuyorum. O güzel kadının yasemin kokusunu çekip içime her şeyi unutuyorum ve yeniden BAŞLIYORUM!!

pehito
kurgu, hikaye

resim google'dan alıntıdır..

6 Nisan 2013 Cumartesi

BİR HALİL SEZAİ HAYALİM VARDI

halil sezai
Bir Halil Sezai hayalim vardı. İlk çıktığında herkesin dalga geçtiği, tamam abartmayalım herkes olmasa da çoğunluğun dalga geçtiği bir adama ilk günden beri hayranım. Güzelliğinden ya da yana taradığı saçlarından değil tabi. Zaten güzel de değil, ayrıca erkekler güzel olamaz değil mi?? Bildiğiniz gibi "kız güzeli" diye bir tabir  var. Yani erkek dediğin "yakışıklı" olur ama adam yakışıklı da değil. Yani büyük bir çoğunluğa göre değil. Ya da yakışıklı erkek kriterlerine uygun değil. :) Ayy ne çok zorlandım anlatmakta. :) (Şu an arkasından konuşuyor olmuyorum değil mi, olmuyorumdur çünkü yazıyorum ;))

18 Şubat 2013 Pazartesi

FARKLIYIZ AMA BİZ DE İNSANIZ

Resim yazısı ekle


F-1.75 boyunda, 52 kilo sıska bir adamım. Ayrıca kekemeyim, bu yüzden insanların beni dinlemeye tahammülü yok. Halbuki dinleseler, sesim yanıktır ne de güzel şarkı söylerim.

M-1.55 boyunda 42 kiloyum. Esmer, siyah zeytin gözlü, bal dudaklı dilberim :) İlk ve son erkek arkadaşım Z ile 2,5 yıl süren kanlı ilişkimizden sonra olmayacağını anlayıp, onu terk ettim. Sonra onunla açılan yaraları kız arkadaşlarımla tedavi ettim. Bir de baktım beden değilmiş eş arayan, ruhmuş ve en yakın kız arkadaşım S ile birlikte oldum. Hala devam eden mükemmel bir ilişkimiz var. Ne o acıtıyor ruhumu, ne de ben onunkini. Toplumdan kabul görseydim, belki onlarda görecekti, benim inceliklerimi :)

K-1.77 boyunda 170 kiloyum. İnsanlar bana sadece 'o bir obez hangi hakla o hamburgeri ağzına götürüyor' diye bakıyorlar. Kafalarını çevirip tekrar baksalardı belki onlar da görecekti; 'ben hayatımda karıncayı bile inciltmedim' diyen adamdan daha az yalan söylerim.

Haydi hep beraber başımızı çevirip, onlara yeniden bakmayı deneyelim. :)

15 Ocak 2013 Salı

AŞK' A DALARKEN



Artık uyuyalım sevgili, sonra dalalım rüyalara.
Sen bir bulut ol gökyüzünün derinliğinde, ben de yağmur damlası.
Kopayım bedeninden, düşeyim toprağa.
Rüzgar isyan etsin bu ayrılığa, kopsun fırtınalar!
Yıldırım ol düş peşime sevgili, bul beni.
Birlikte hayat verelim; bakıldığında falı, sonu hep "seviyor"la biten papatyalara .
Aşkın baharında gelincikler şahit olurken varoluşumuza,
Açalım gözlerimüzi güneşin aydınlığına.
"Günaydın Sevgilim, iyi uyudun mu bari?"...

Eda Mutlu