yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2014 Çarşamba

SAATİMİ KURDUM AMA YİNE GERİ KALMIŞ


Bilmeden kurdum bende çünkü biliyordum herkes böyle yapıyordu. Birtakım ön yargılarını biriktirip "sen böyle yapmışsın, sen de böyle düşündün" diyordu. Halbuki bazen biz bile bilemezdik ne düşündüğümüzü. Öyle birbiriyle iç içe geçerdi ki aklımızdakiler, yetişemez, bir arada bir sürü şey düşünmüş olur, biri "ne düşünüyorsun?" diye sorduğunda "hiiiiç" diye yanıt verirdik bir çırpıda. Halbuki o hiç'in içine ne çok düşünce sığdırmıştık.

"Hadi ama söylesene ne düşündüğünü, uzun zamandır boş boş bakıyorsun kesin bir şey düşünüyorsun" diye zorlarsa, kendimizi ne düşündüğümüzü bulmaya çalışır halde bulur, içinden çıkamaz "ya gerçekten hiçbir şey düşünmüyordum" deriz. Muhtemelen karşımızda ki "diren" deyip bize o en cevap bekleyen bakışını attığında; "tamam" deyip sıralarız aklımızdakileri. "Gezi direnişi, Soma faciası, devlet büyükleri, Türkiye'nin geleceği, gelecek kaygısı, yeşiller bitecek mi, hayvanlar ölecek mi, doğayı mı katlediyoruz yoksa yaşam alanımızı mı katlediyoruz, hayat çok kısa, bilemedim belki de çok uzun" ya da en iyisi Seni Sevdiğimi Düşünüyorum diyelim de kapansın bu mevzu.

Sevgilerimle
pehito

11 Mart 2014 Salı

HAYAL MEYAL SARI (3)



KADIN

"Senin adın ne?"
*Hayal
Donup kaldı o anda zaman. Konuşmak istiyordu ama kelimeler direnişe geçmiş dökülmüyordu dudaklarından. Aklından bir orman, binlerce masal, göç eden kuşlar, okyanus geçti, sonunda öyle bir yere geldi ki asılı kaldı zamanda düşünceleri.
*Babamın gençliğine çok değer verdiği bir bayan arkadaşının adı benim adım. Belki bu sebepten kardeşlerimin arasında en çok beni sever babam. Dile getirmez bunu ama ben bilirim en çok beni sevdiğini. Sizin adınız ne?

"Hayal" diyebildi kadın. O an çok yabancı geldi sesi kulaklarına. Küçücük kalmıştı, minicik hissetti kendini. Zamanın içine karışmış kendi değil gibiydi. Bir siyah oldu, bir beyaz ne diyeceğini bilemedi. Ağlamak istiyordu, sevinçten mi yoksa hüzünden mi geldiğini bilmeden. Arkasına bakmadan koşmak istedi ama ayakları zeminle bir olmuş gibiydi, yapamadı.

*Ne güzel bir tesadüf, bakar mısın babacım hayatında üç tane Hayal tanımış oldun şimdi."
Hayal başını kaldırdığında Hakan'la göz göze geldi. Bakışlarında yılların birikmiş soruları vardı ve bilmiyordu soruların cevabı onu daha mı mutlu edecekti ya da hüznün denizine mi gömecekti.

ADAM

Soluğu kesilmişti Hakan'ın, bilemedi nereden başlayacağını. Hayal'le görmezden geldikleri aşkından mı başlamalıydı anlatmaya yoksa durup yaşadıkları anımı açıklamalıydı.

Hayal'in soru soran gözlerine baktı, teselli etmek ister gibi uzattı elini ve Hayal'in koluna dokundu. Hala eskisi gibi hissettiğine emindi. Geçen yıllar Hakan'ın hislerinden eksiltmemiş aksine kalbindeki yangını körüklemişti.

"Yarım saatlik bir işim var, lütfen beni karşıdaki Starbucks'da bekle. Lütfen sana anlatacaklarım var, bir şans ver ve beni bekle. Hayal'i bırakıp geleceğim." Küçük kız bir babasına bir de Hayal'e bakıyordu. Olup bitene anlam verebilecek kadar büyümemişti henüz. "Baba bu kitabı alacak mısın bana?" dedi. Hayal küçük kızın elinden aldı kitabı ve "Bu sana benim hediyem olsun" dedi. Zafer aralarına girmeden unutamadığı aşkını ve küçük kızını izledi. Bir ara ikisinin arasına girip dilek tutmayı düşündü, sonra kendiyle alay edip savuşturdu düşüncesini.

"Bekleyecek misin?" dedi Hakan, küçük bir kedi yavrusu gibi kendine sokulan kızına sarılırken, Hayal önce Hakan'a sonra küçük adaşına baktı ve bunu o küçük kıza yapamayacağını düşündü. "İşe gitmem gerek" dedi, günlerden pazar olduğunu unutmuştu. Hakan gülümsedi ve Hayal'i en zayıf noktasından vurdu. "Sana Siyah İnci'yi getireceğim" dedi. "Siyah İnci mi, ne saçmalıyorsun sen" dedi. Bu kez öfkeliydi sesi.

"Lütfen bekle" dedi Hakan, "yarım saat sonra buradayım" diyerek uzaklaştı Hayal'in yanından. Hayal arkalarından bakarken, düşüncelerine yetişmekte zorlanıyor ve kalbinin derinliklerine gömdüğü hayaletle baş etmeye çalışıyordu...

pehito
kurgu, hikaye
görsel googledan alıntıdır
4. BÖLÜM

1 Mart 2014 Cumartesi

SENİ SEVİYORUM



Kalbimde ki kırmızı aşkı giyindim bedenime,
Doladım gecenin siyahını belime
Yıldızları toka diye taktım, siyah saçımın her bir teline.
Soyut kelimeleri bıraktım denize
Somut olanları kaptım da geldim.

Anlaşılır olmak bu gece ki dileğim
Konuşup anlattıklarım değil
Susup söyleyemediklerim ama duy istediklerim
Büyüyüp büyüyüp dudaklarımın arasından çıkamayanlar
Belki de sadece iki kelime 
İşte söylüyorum
Sadece seni seviyorum, bil istedim.

pehito
görsel google'dan alınmıştır.

TAKILDIM HADİ GEL KURTAR BENİ



Bazen akmaz zaman ve hep o ana asılı kalır insan. Yani sen ya da ben. Kötü zamandır o zaman, zaman. Bazen de akıp gider zaman, bitmesin istersin, o ana sarılıp öylece sonsuz olmak istersin ama acelesi vardır zamanın, bir sürat uzaklaşır hoşça kal bile diyemezsin ve o an senin yüreğinin dolup taştığı eşsiz mutluluk anıdır.

Bazen sen gitmek istersin bazen zaman. Hahaaa ne diyorum zaman hep giden sen hep kalan olursun. Sonra başlarsın kaçırmaya, yetişmeye çalışırsın yetişemezsin, nerelerden geçtiğini bilemezsin. Bir bakmışsın beyaz bir ışık huzmesinin üzerinde HOŞ GELDİN BURASI YOLUN SONU yazılmıştır. Döner bakarsın son kez arkana, geçmiş geçmiştir artık, öyleyse dersin "bir kere bir akıllılık yapayım gülümseyerek gideyim, en azından şimdi tadını çıkarayım an'ın".

Nereden mi biliyorum, şaşırma tabi ki bilmiyorum sadece varsayıyorum.

Sevgilerimle :)
pehito
görsel google'dan alınmıştır.

24 Şubat 2014 Pazartesi

MUTLU MUSUN ELİNDEKİLERLE



Sıcak değdi tenime
Soğuktum, eritti beni.
Çıkar at ceketini, otur dinle beni
Bir es ver hayata ve yeniden dene.
Sıkıldığın ne varsa at geriye, bak önündeki renklere
Sarıların sıcağına dal, güneşin beyaz tenini kavurmasına izin ver
Bronzsan dert etme bile, yat öyle sere serpe.
Mavide hayal et ve gerçek olması için şaklat iki parmağını
Yapamıyorsan bir şarkı söyle, ben yaparım zevkle senin yerine
Kırmızıya biraz beyaz kat ve kabul et sana kat kat gelecek pembeleri
Siyaha siyah diye bakma
O ne kirli çıkın bilmez misin
Her renk var onun içinde 
Çek çıkar canının istediğini, dansına ve müziğine kat her birini
Güzel kadın savur eteklerini.
Hey adamım dağınık bırak saçlarını sen de bir kereliğine
Ve kimseye sorma "nasıl olmuşum" diye
Unutma iyisi de var, kötüsü de ama en önemlisi mutlu musun elindekilerle

Sevgilerimle
pehito
resim google'dan alınmıştır