Sonra kocamaaaan bir balon şişiriyorum, içime çekerken ters gidiyor bir şeyler ben baloncuğun içine kaçıyorum. Aaaa hiçbir şey göremiyor, hapis olup kalıyorum. Biraz korkuyorum çünkü kapalı yer fobim var benim. Sakinleşmek için "daha dün annemizin" şarkısını söylüyorum, öyle annemin kollarını hayal ederken, o da ne; sağ elimde ilk ve tek barbim, sol elimde babaannemin yaptığı çöp bebek. İkisini de nasıl özlemişim, sarılıyorum sıkı sıkı. Onlara bakarken biri arkamdan itmeye başlıyor, bakıyorum babam Mehmetçik Parkındayız salıncaktayım "daha hızlıııı" diye bağırıyorum. Babam, daha da hızlı sallıyor beni. Gökyüzüne dokunup geri geliyorum. Sonra babam beni kendi halime bırakıyor; yavaşlıyorum yavaşlıyorum hooop zıplayıp iniyorum salıncaktan.
Ellerimi yere kokuyorum, birden ayakkabılarım takılıyor gözüme kırmızı rugan ayakkabılarımı görüyorum. Üç gün yastığımda birlikte uyuduktan sonra kıyabilmişim giymeye. Onları temizleyip ayağa kalkıyorum. Yürüyorum yürüyorum, deniz kenarına geliyorum. Taş atıyoruz kardeşlerimle denize, "en çok ben sektirdim" diyorum. Birden bir dalga gelip bütün taşları çekiyor içine, artık ne kadar sektirdiğimizin bir önemi kalmıyor. Kardeşlerime sıkı sıkı sarılıp ayrılıyorum yanlarından. Tekrar yürümeye başlıyorum, kemiklerim ağrıyor; "biliyorum büyüyorum" Ağrılarımla devam ediyorum yoluma, beyaz bir kapı görüyorum. Açmaya çalışıyorum biraz yapışıyor elime ama aldırış etmeden itiyorum; biraz şekerleniyorum, biraz çilek kokuyorum ve kapıyı geçiyorum
Şimdi mi neredeyim üçlü kanepemde bilgisayarımın başında :)
pehito