2 Aralık 2013 Pazartesi

BLOĞUM BİR YAŞINDA


Herkese merhaba.
:)
Zaman ne çabuk geçiyor. Bundan tam bir yıl önce sadece kendime yazıp paylaşmadığım yazılarımı ani bir kararla buradan yayınlamaya başladım. Bir baktım o yazılar okunuyor, paylaşılıyor ve yorum alıyor. Bu da benim yazma isteğimi giderek artırdı. Ne diyelim PAYLAŞMAK GÜZELDİR.
Buradan yeni arkadaşlıklar edindim. Başka insanların bloglarını keşfettim, yazılarında kendimi buldum. Bazen de içinde bulunduğum dünyadan çıkıp, başka başka hayatlara konuk oldum.
İlk zamanlar yazdıklarım belki bir gün kitap olur diye düşünmüştüm. Şimdi ise sadece yazmak için yazıyorum. Terapi olsun diye. Bir de kesinlikle alışkanlık haline geldi yazmadan duramıyorum.
:)
Bloğumun birinci yılı şerefine bir etkinlik düzenlemek istiyorum ama henüz karar veremedim. Bir kaç yakın arkadaşıma danışacağım. Ellerimle yaptığım bir şeyi sizlerden bir kaçınıza vermek istiyorum. Kişiye özel hikaye ya da şiir yazmak isterdim ama kimsenin özel hayatına o kadar dokunmak istemem.
Bakalım ne kadar daha burada olacağım, hangi değişimleri geçireceğim. Yazılarıma baktıkça kesinlikle bir yıl öncesinden çok farklıyım. Bu değişimi görmek için bile yazabilirim.

Sevgiyle kalın
pehito :)

28 Kasım 2013 Perşembe

MUTLULUK GÖLGEM OLSUN


Hepimizin istediği bu değil mi? Küçük yaşta başlar mutlu olma isteği, hepimiz arar dururuz. Önce evin her şeyi doğru yapan çocuğu olup, ailemiz ve çevremizdekilerden almaya alıştığımız "taktir"e odaklı yaşar oluruz. Anlık bir "aferin" anlık bir mutluluk hissi verir ve biz o hissin bağımlısı olmaya başlarız. Sonra geride bıraktığımız anlık mutluluklarımıza bizi neyin götürdüğüne bakarız ve kendimize yeni hedefler ediniriz. Bizi "aferin"e ne götürmüşse biz onun peşinden koşar dururuz. "Hep aynı şeyi yapıp stabil olmak." İnsanlar bir süre sonra sizin bu sürekliliğinize alışır ve size başarı odaklı hayatınızın ilk tatsız deneyimini yaşatırlar. Artık o "aferin"ler gelmez olur ve mutluluk sizden çok uzakta durur. Değil mi?

Sonra okul hayatınız başlar; siz bir kere kendiliğinden başarmışsınızdır bir şeyleri. Notlarınız iyidir, okul kurallarına uyuyorsunuzdur, iyi dans ediyor ya da okulun basket takımının gözdesi olmuşsunuzdur. Gelsin "taktir"ler, "tebrik"ler ve siz yine başarılarınızdan dolayı aldığınız "taktir"lerin devamlılığını sağlamak için koştur koştur çalışıp didinirken, kaçırmışsınızdır anlık mutluluklarınızı ve yine o başarı stabil hale geldiğinden artık "taktir" görmüyorsunuzdur. Ah yine mi gitti bir mutluluk kaynağı!!

Büyüdünüz büyüdünüz kocaman bir adam ya da kadın oldunuz. Eeeee artık biliyorsunuz mutluluk maddede ve öteki insanların dilinde öyleyse demesinler mi "Ayşe'nin ne güzel işi var, Ahmet'in ne güzel evi var, Ali'nin ne güzel arabası var." Ve yetmez bu kadarı mutluluk bağımlısı da olduk, şimdi dahası olsun, dahası ve dahası. Dahası için uğraşırken, neler geçmiş bir bakalım.

Legolarımla yapıp yapıp bozacağım gökdelenlerin neşesi, annemin bana aşkla bakan gözleri, babamın işten yorgun argın gelmesine rağmen benimle oturup araba yarışı yaparken attığı kocaman kahkahalarındaki sevgi pıhtısı. İlk aşkınız da her şeyi doğru yapmanın peşinden koşarken size aşkla bakan gözlerinin ışıltısı. Anlayacağınız sevgiyle yoğrulduğun koca bir çocukluk, gençlik yetişkinlik.

Baharda açan ilk çiçeğin eşsiz kokusu ve görüntüsü, ilk baharın ilk yağmuru, Tanrı'nın içine sevgi koyup yer yüzüne koyduğu binlerce tat, renk ve koku. Cırcır böceğinin alaycı şarkısı, yağmurun ardından açan güneşle gök yüzünü süsleyen gök kuşağı. Peki ne mi yapak gerek;  ne zaman ki elimizi maddeden çeker, insanların ne dediğine değil kendimizin ne istediğine bakarak yaşarız, her şeye sevgiyle bakmayı başarırız, içimizde küçücük bir karanlık bırakmaz her yeri sevgiyle aydınlatırız, işte o vakit; MUTLULUK GÖLGEN OLUR!!!

sevgilerimle 
pehito
:)


HER ŞEY SENSİN!!!



Hayat ne zaman güzel biliyor musunuz. Odasında televizyon izleyen küçük çocuğunuz pijamalarını giyip yatağında uyur halde gördüğünüzde, onun odasının önünden geçerken "anne" diye seslenip "seni seviyorum" dediğinde, siz işinizle uğraşırken gelip sizin yanağınıza masum küçük bir buse bıraktığında, evdeki bazı kararları çocuğunuza bırakabilecek kadar olgun olduğunuzu anladığınızda, evde tek bir ışık yokken her yeri aydınlatabilecek kadar enerjik olduğunuzu fark ettiğinizde.
Karşınızdakine değer vermek kadar kendinizi de değer vermenin önemini anladığınızda. Sırf başkaları görecek diye değil, kendiniz için rujunuzu sürdüğünüzde, yaşam enerjinizin içinizde ki ve tekelinizde ki varlığını anladığınızda "hayat çok güzel."
Beklemeyin, hayatınızı gelip düzeltecek birilerini beklemeyin, birinin sihirli değneğiyle gelip tüm huzursuzluğunuzu yok etmesini beklemeyin. Hayat Sizin ve onu anlamlı kılacak tek kişi sizsiniz. Mutluluk içinizde ve siz ona bakmayı unutmayın!!!

Sevgilerimle
pehito

AÇLIK OYUNLARI ATEŞİ YAKALAMAK


Suzanne Collins'in kaleme aldığı üç kitabın ikincisi olan Ateşi Yakalamak'ta 22.11.2013'de gösterime girdi. Romanlarını okurken karakterler gözünüzde nasıl canlanıyorsa, filmin yönetmeni bunu beyaz perdeye aynı başarıyla yansıtmış.

Katniss Everdeen ilk filmde kardeşi'nin yerine gönüllü olup ve 74. Açlık Oyunlarına aynı mıntıkadan olan Peeta ile birlikte katılıp, muhteşem bir finalle 73 oyundur süregelen düzeni bozup ilk kez aynı mıntıkadan iki kişinin kazanmasını sağlamış ve bundan sonraki hayatlarını Galipler Köyün'de sorunsuz olarak yaşamayı garantilemiştir.

Önlerinde Galipler Turu vardır. Peeta ve Katniss 12 mıntıkayı gezerken ayaklanmanın başladığına şahit olurlar. Bunu bir tehdit olarak gören Başkan Snow 25 yılda bir yapılan Çeyrek Final Oyunlarında kural değişikliğine giderek 75. Açlık Oyunlarına geçmiş yılların galiplerinden bir kadın ve bir erkeğin katılmasına karar verip bunu açıklar.

Galibiyetin tadını henüz varmamış olan Katniss ve Petaa kendilerini yeniden açlık oyunlarında bulurlar ve hayatta kalabilmek için yeni bir mücadeleye başlarlar.

Tüm dünyada büyük yankı uyandıran Açlık Oyunları serisinin ikinci filminde kadroda yine Jennifer Lawrence, Liam Hemsworth, Josh Hutcherson ve Woody Harrelson yer alırken yönetmen koltuğunda bu sefer ilk filmden farklı olarak Francis Lawrence oturuyor.

  

İnanılmaz bir görsel şölen ve Suzanna Collins'in muhteşem kurgusuna şahit olacağınız bu filmi mutlaka izlemelisiniz.

pehito

27 Kasım 2013 Çarşamba

BEYOĞLU'NUN EN GÜZEL ABİSİ

Öncelikle hepinize merhaba, uzun bir aradan sonra okuduğum bir kitapla dönüş yapayım dedim.
:)


Kitap Tarlabaşı'nda yılbaşı gecesi işlenen bir cinayetle başlıyor. Beyoğlu'nun kabadayılarından birinin -Engin'in- bıçakla öldürülmesinin ardından başka cinayetlere ve olaylara da tanıklık edeceğiniz bu kitap da Komiser Nevzat, yardımcısı Ali ve Zeynep'in de dahil olduğu bir cinayet masası ekibiyle siz de cinayeti çözmek için geçtikleri olaylar dizisine konuk olup katili arayacaksınız. Özellikle polisiye roman severler eminim keyifle okuyacaksanız.

Kitap: 412 syf
Yayın Evi: Everest Yayıınları
Yazan: Ahmet Ümit


Ahmet Ümit:
1960'da Adana'da doğdu. 1983'te Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimini bitirdi. 1985-1986 yıllarında. Moskova'da Sosyal Bilimle Akademisinde siyaset eğitimi gördü. İlk kitabı 1989'da yayımlanan Sokağın Zulası adlı şiir kitabıdır. Bu kitap 2011 gözden geçirilerek Everest Yayınları tarafından yeniden yayımlandı. 1992'de ilk öykü kitabı Çıplak ayaklıydı gece yayımlandı. Bunu 1994'de Bir Ses Böler Geceyi, 199'da Agatha'nın Anahtarı, 2002'de Şeytan Ayrıntıda Gizlidir adlı polisiye öykü kitapları izledi. 1995'de hem çocuklara hem de büyüklere yönelik Masal Masal İçinde ve 2008'de yayımlanan Olmayan Ülke ile farklı bir tarz denedi. 1996'da yazdığı ilk roman Sis ve Gece, polisiye edebiyatta bir baş yapıt olarak değerlendirildi. Bu romanın ardından 1998'de Kar Kokusu, 2000'de Patasana, 2002'de Kukla yayımlandı. Bu kitapları Ninatta'nın bileziği, İnsan Ruhunun Haritası, Aşk Köpektir, Beyoğlu Rapsodisi, Kavim, Bab-ı Esrar, İstanbul Hatırası ve Sultanı İzlemek adlı kitapları izledi.
Ahmet Ümit'in İsmail Gülgeç'le birlikte hazırladığı Başkomiser Nevzat-Çiçekçinin Öülümü ve Başkomiser Nevzat-Tapınak Fahişeleri ve Aptülika (Abdulkadir Elçioğlu) ile birlikte hazırladığı Başkomiser Nevzat-Davulcu Davut'u Kim Öldürdü adlı çizgi romanları Everest Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

kitaptan alıntıdır..

pehito