18 Ekim 2013 Cuma

ARKANI DÖNME!!! (1. BÖLÜM)


Arkasını ne için döndüğünü hatırlamıyorum, ben ve kızım arabaya biniyorduk, kızımın minik dudaklarından aldığım öpücüğün neşesine gömülmüş keyifle onu araba koltuğuna oturtuyordum. Karımda geçirdiğimiz huzurlu günün keyfiyle gülümseyerek bizi izliyordu. Ona bakıp ne kadar şanslı bir adam olduğumu düşündüm ve sonra;

Neden dönmüştü arkasını, hatırladığım acı bir korna, kırmızı bir araba ve arabanın arka koltuğunda sarı saçlarını gördüğüm ama yüzünü göremediğim bir kadın. Bütün kemiklerinin kırıldığını duyabiliyordum. Bir kağıt parçası gibi yere serildi ve veda etmeden beni ve kızımı bırakıp gitti.

Bütün bedeni kan içerisindeydi. Onu öylece yerde bırakıp gerçek onu aramaya gitmek istiyordum. Sanki yerde yatan 7 yıllık eşim değildi. Her zamanki duru beyaz teni kırmızıya boyanmış, kendi kanı üzerine kırmızı bir örtü gibi serilmişti. O olamazdı yerde yatan benim aşkım olmazdı. Beni ve kızımı bırakıp gitmiş olamazdı. Ben grip olduğumda bile hayatımdaki diğer şeylerle nasıl baş edeceğini bilemeyen bir adamken, o bana bunu yapmış olamazdı.

10 Ekim 2013 Perşembe

DUYGU'LU MİM :)

Aramıza yeni katılan, zevkle takip ettiğim güzel içten yazılarını bizimle paylaşan bloger arkadaşım duygulu Duygu Seçer beni de seçmiş ve mimlemiş. Ben de zevkle, elimden geldiğince sorularını yanıtlamaya çalıştım. Duygucum çok teşekkür ediyorum.




1-En çok incindiğin/kırıldığın kelime?
"abla" denmesi.. :) Biliyorum tamamen saygıdan.. ;)

2-"Herkesin kullandığı bir kelime olur, ama senin için bir insan olur, o özel insan o kelimeyi kullanınca alınırsın" ne düşünüyorsun?
Düşünüyorum öyleyse varım. demek istedim. Duygu'cum ben bu soruyu anlayamadım..
;)

3-Seni en çok duygulandıran şarkı?
Onunla geçirdiğim her ana tanıklık eden bütün şarkılar. Ama özellikle bir şarkı adı ver diyorsanız şimdi aklıma gelen Zülfü Livaneli GÖZLERİN gerçi ben bu şarkıyı ilk kez Yavuz Bingöl'den dinlemiştim :(..

9 Ekim 2013 Çarşamba

ALT KİMLİK-ÜST KİMLİK

Dün gece kanallar arasında gezinirken NTV'de bir mola verdim.

Faruk Mercan isimli bir şahsın "Andımızın kaldırılmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz" sorusuna verdiği yanıt tüyler ürperticiydi. Kelimesi kelimesine olmasa da şunları söyledi; "Ben andımızın bir çocuğun ruhunda bir yer edindiğini düşünmüyorum. Ben okudum ve hiç etkilenmedim. Biz doğuya ziyaretlerde bulunuyoruz ve oradaki Kürt'ler bu durumdan çok rahatsız. O insanlar andımızı okumak istemiyorlar. Ben Ne Mutlu Türk'üm Diyene cümlesinin bir getirisinin olduğunu düşünmüyorum. Eğer andımızın kaldırılması Kürt Meselesi ve terör için bir çözüm olacaksa neden kaldırılmasın" deyip cümlesine şöyle devam etti. "Kaldırılmasının ne zararı var ona bakılmalı ve sonra bizim için ne faydası var, getirisi ne olacak, bir de ona bakılmalı" diye ekledi.

8 Ekim 2013 Salı

MUTLULUĞUN ÖTEKİ YÜZÜ



Kitaplara dair yeni bir yargım var. Sanki her birinin kapağı şeker gibi. Gördüğünüzde rafta bırakmak istemiyorsunuz. Son zamanlarda aldığım kitaplar; kapakları sayesinde evimin bir üyesi olup kitaplığımdaki yerlerini aldılar.

Sere Prince Halverson'un, Mutluluğun Öteki Yüzü isimli romanı da kitaplığımdaki yerini böyle aldı diyebilirim. Ve hakkını da verdi. Roman ilk sayfasından itibaren sizi içine sürükleyip kendine esir ediyor.

Ella gördüğü her renkle, her çiçekle hayatındaki hiçbir şeyi sorgulamadan sadece anın tadını çıkaran bir kadınken, bir gün bir dalga gelip hayatındaki tüm renkleri siliyor ve siz de kitapta mutluluğun öteki yüzünü paragraf paragraf okuyorsunuz. Aile bağları, annelik, çocuk olmak, eş olmak bütün bu sıfatların arasında kendinize en doğru yeri seçmeye çalışıyorsunuz.

Filmi çekilirse tekrar tekrar izleyebilirim diyebileceğiniz ve arada gülerek arada (hıçkırarak) göz yaşlarınıza sahip olamayacağınız bir roman. Keyifli okumalar.

Sevgilerimle
pehito

4 Ekim 2013 Cuma

BİR YUMAK MUTLULUK


Debbie Macomber'in Küçük Mucizeler Dükkanı isimli romanının devamı olan; Bir Yumak Mutluluk isimli romanı da en az ilki kadar akıcı bir dille yazılmış.

Bu kitapta da Lydıa Hoffman'ın dükkanına ilk romanında da olduğu gibi; üç bayan gelip örgü kursuna başlıyor. Birbirlerinin hayatlarının nasıl kesiştiğini keyifle okuyacağınız bu romanın son sayfasını kapadığınızda hayata dair bir çok kazanımınız olacağını garanti edebilirim.

Keyifle ve nasıl denir, su gibi okuyacağınıza eminim.
Sevgilerimle
pehito