8 Ocak 2014 Çarşamba

BİR BESLEMENİN GÜNLÜĞÜ


Küçük yaşta ailesini kaybeden Lavinia'yı, yolculuk yaptıkları geminin kaptanı yaşadıkları eve, besleme olarak götürür. Zenciler ve beyazlar arasında büyük uçurumların olduğu, zencilerin tenlerinin renginden dolayı aşağılandığı ve köle olarak kullanıldığı 1800'lü yıllardır.

Bir beyaz olmasına rağmen Lavinia, evin sahibi olan kaptanın mutfağında çalışan, zenci Elle ile yaşamaya ve oradaki işleri öğrenmeye başlar. Bir yandan da evin sahibesi bayan Martha'nın ilgisini kazanıp bir beyaz gibi yaşamayı da öğrenmektedir. Küçük kız hem zencilerin sefil hayatının, hem de beyazların ihtişamlı hayatının bir parçası olup nereye ait olduğunu anlayamamaktadır.

Kitapta arka arkaya bir çok trajediye şahit olacaksınız. Lavinia'nın büyüyüp genç bir kadın olurken çevresinde ki beyazların muhteşem görünen ama hastalıklı hayatlarını, diğer taraftan her türlü sefilliğe rağmen sevgi ve sadakatle birbirlerine bağlı zenci bir ailenin masumiyetini okuyacaksınız ve sonunda sevginin ve sadakatin her şeyin üzerinde ve hayattın tek gerçeğinin o olduğunu..

Kitabın sonunda yazarın notu bulunmakta, orada yazdıklarının gerçek hayattan izler olduğunu belirtmiş ve bu romanı çok daha çarpıcı hale getiriyor. Elinizden bırakamayacağınız, buram buram edebiyat ve gerçeklik kokan mükemmel romanı okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.

pehito

Kitabın adı  : BİR BESLEMENİN GÜNLÜĞÜ
Yayın evi    : MARTI YAYINLARI
Sayfa sayısı : 533
Yazar         : KATHLEEN GRISSOM
Çeviren      : DİDEM UĞUR

4 Ocak 2014 Cumartesi

ADINI SEN KOY


Bir gün biri gelecek ansızın kapını çalacak; "girebilir miyim?" diyecek. Sen şaşıracaksın, daha önce hiçbir misafirinde o kadar heyecanlanmamış olacaksın. Hissettiklerini tarif etmeye çalışacaksın, bir adı olsun isteyeceksin ama bulamayacaksın. Hislerin öyle güçlü, öyle derin olacak ki, sen o hisse isim veremeyeceksin.

Sonra o kapını çalan, kalbini de çalıp apansız gidecek. Sen hazır olmayacaksın bu gidişe. O kadar güçlü hislerin varken bu gidişe, gidiş diyemeyeceksin. Telefonuna bakıp duracaksın; SESSİZ. Onun arkadaşlarını arayacaksın; SESSİZ. Yatağın SESSİZ, birlikte gittiğiniz yerler SESSİZ.

Bir zaman sonra alışacaksın bu sessizliğe. Bunu hayatının madalyonu olarak saklayacaksın ve her yeni gelende, çıkarıp önce o madalyona bakacaksın. Bu sebepten, yeni kadına/adama, hiçbir zaman ona aşık olduğun gibi aşık olamayacaksın.

Bir yara kanayıp duracak derinlerde bir yerde, gün gelip kabuk tutacak ama ömrün boyunca kaşınacak ve sen onu yine hatırlayacaksın. Adı ilk aşk olacak, unutamadığın aşk olacak, bitmesini istediğin aşk olacak, bitti dediğin aşk olacak ama hep olacak.

sevgilerimle
pehito

SOĞUK KAHVE


Kitabın yazarının "Bu kitap sensin. Sana seni anlattım." dediği kitaptır. İçinde yazarın ardında kalan ilişkisinin baş kahramanına dair biraz aşk, biraz sitem bulunduran kitabı, yalnız başınıza bir restoran ya da kafeye gittiğinizde keyifle okuyacaksınız. Yazar biriyle konuşur gibi yazdığı için size o anki yalnızlığınızı da hissettirmeyecektir.
İçinde edebi bir şey yok, sadece duygular var. Yazarında edebi bir kitap yazdım diye iddeası yok zaten. Ben sıkılmadan okudum zaten su gibi akıyor. Sevgilisinden yeni ayrılanlara özellikle tavsiye ederim.

Sevgilerimle
pehito

SON ÜÇ PEYGAMBER


Ergun Candan'ın kaleme aldığı kitapta Musa, İsa ve Muhammed peygamberlerin tarihte ki yerlerini ve insanlığa iletmekle görevlendirildikleri dinleri nasıl kabul ettirdiklerini, peygamberlik sürelerini ve ölümlerini okuyacaksınız.
Kitapta, ruhların hangi evrelerden geçtikleri, Demir Çağıyla başlayan insanlık tarihinin ruhsal çöküş döneminin bir parçası olarak Dünya'ya geldiğini ve 2000'li yıllarından sonundan itibaren artık yükseliş dönemine geçtiği konu edilmiş.
Kitabı okurken bilmediğim bir çok bilgiyle karşılaştım. Yazar kitabının sonunda kaynaklarını belirtmiş ama ben de bunlara inanmadan önce biraz araştırma yapmak niyetindeyim. Bu bilgilerden bir kaçından bahsetmek istiyorum.
Birincisi Musa Peygamberin, bir cinayet işlemiş olması üzerine Mısır'ı terk etmesi. Bir diğeri İsa Peygamberin annesiyle ilgili;" onu bakire Meryem olarak biliyordum" ama kitapta Meryem'in eşinden bahsedilmekte. Üçüncüsü Muhammed Peygamberin eşi Hatice vefat ettikten 2-3 hafta sonra Sevda adında müslümanlığı yeni kabul etmiş bir kadınla evlenip, bundan bir kaç gün sonra 6 yaşındaki Ayşe'yle nişanlanması ve Ayşe 9 yaşına geldiğinde onu nikahına alması.
Bunların hepsi kitapta bir şekilde sebepleriyle anlatılıyor. Kimi ikna edici, kimi ise benim için henüz ikna edici seviyede değil.
Kitap oldukça ilginç, çoğu hayretlere düştüğüm, zaman zaman gülümsediğim bilgilerle dolu. Dinle, tarihle ilgilenen arkadaşlarıma kitabı tavsiye ediyorum.

Sevgilerimle
pehito

son üç peygamber
yayın evi: SINIR ÖTESİ
yazar      : ERGUN CANDAN
sayfa       : 331

1 Ocak 2014 Çarşamba

MUSMUTLU OLUN EMİ!!


2014'ün ilk gününü bitirmeden çok kısa yazacağım. Herkesin gönlündeki güzelliklerin gerçek olduğu musmutlu bir yıl diliyorum. Sonraki yılları da zamanı gelince konuşuruz.
;)
Neler geride kaldı, neler gelecek demiyorum kendim içinde sizler içinde içinizdeki huzurun daim olmasını diliyorum. Ve kendime verdiğim en büyük sözümü sizlerle de paylaşmak istiyorum. Kendime her zaman yeni şeyler katıp hayatıma öyle devam edeceğim ama en önemlisi bunu ruhsal anlamda yapmak istiyorum. İçimiz huzurluysa HER YER cennet diyor ve noktayı koyuyorum.

Sevgilerimle
pehito