![]() |
| melek |
Şöminedeki ateşi, attığım bir kaç odunla iyice alevlendirdim. Şöminenin hemen yanındaki siyah deri koltuğa dizlerimin bağı çözülmüşçesine yığılıverdim. Nasıl bırakacaktım 3 yıl dolu dolu yaşanmış anılarımı. Kabullenmek zorunda olduklarımdan, daha ağir geliyordu unutmaya çalıştıklarım.
Dün gibi aklımda onunla tanıştığımız gün. Sağanak yağmur vardı, gece saat 11 i geçiyor. Yağmurdan değil ama gökyüzünü aydınlatan şimşeklerden biri üzerime düşecek korkusuyla atıverdim kendimi, kapalı bir mağazanın tentesinin altına, elektiriklerde kesik göz gözü görmüyordu. Ta ki o bir çift parlak yeşil göz gözüme değene kadar. Öyle etkisi altına aldıki beni o gözler, gözlerimi ayıramıyordum. Kısa bir zaman sonra, şimşekler duruldu, çok geçmeden yağmur zayıfladı, elektrikler de gelince, o gözlerin sahibi de apaçık karşımdaydı. Tanrım bu zamana kadar gördüğüm en zarif yüz ve en zarif beden diye geçti aklımdan.
İkimiz, sanki zamanda, bizden başka herşey hareketliymiş gibi donup kalmıştık. Zamanın aktığını algıladığımda;
-Selam ben Ahmet.
-...
Cevap alamadığımda hayallerimden birini kuruyorum, diye düşündüm ya da o şimşeklerden biri benim üzerime düşmüştü ve ben cennet de bir melekle karşı karşıyaydım.
