sorgulamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sorgulamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2014 Pazartesi

İÇ SESİM KİMİN ESİRİ



Bazen sadece unutmak istersin, unutmak. Nereden tutup çektin ki bu cümleyi, sırtında bir kambur gibi. Unutmak dediği an hatırladı yüreğine yük ettiklerini. Yazıp yazıp defalarca sildiklerini. Ortaya seremeyeceklerini. Geceleri onu yorganın altına hapis eden kuytularına gizlediklerini.

Bir öpücük, bir dokunuş, bir çift kahverengi göz ve bir adamın siyah saçının siyah tellerini hatırladı ya da bir kadının. Şarkıları hatırladı. Beraberken dinlenen ayrıyken dinlenen şarkıları. Güzelliğin başka hiçbir yerde beş para etmediğini en çok onun yanındayken ışıl ışıl parladığını hatırladı. Şimdiyse o şarkılar; parlak siyah saçlarını, parlayan ela gözlerini ateş böceklerinin terk ettiğinden başka hiçbir şey hatırlatmaz oldu.

Unutmak mı demiştin, "en önce silmem gereken bu kelimeydi hafızamdan" dedi. Şöyle demezdi hiç "bugün hatırlamadım seni" unutmak olmasa hatırlamakta olmazdı ve belki bu kadar takılmış da olmayacaktı bu kelimeye. 

Öyleyse silmeli yeniden başlamalı, peki o adam/kadın hiç mi olmamalı. Yeniden başladığın hayatında hiç mi yeri olmamalı. "Peki o zaman ben, ben olabilecek miyim " dedi ve "O da kalsın" deyip iç geçirdi zamana. Ne zormuş veda da edilemiyor kabul de edilemiyor. Arafta olmak gibi bir şey bu. Öyleyse inanmadığın ya da inandığına dua etmeli. Bana unuttur o iki kelimeyi. Hatırlamayı da unutmayı da sil zihnimden. Sil ki ben sorgulayan değil sadece kabul eden olayım. 

Ama ben bu beni seviyorum. Hadi en iyisi ben, ben olayım.

iç sesim kimin esiri oldu
pehito

8 Mayıs 2013 Çarşamba

MİNİ MİM YAŞAMIN NERESİNDEYİM!!

Bloğunu seve seve takip ettiğim deeptone demişki; okuyan okumayan, yorum yapan yapmayan herkesi mimliyorum. Siz de cevaplayın. Ben üzerime alınmayınca dürtüp; hadiii ama mimi görmemiş olamazsın deyip derin uykumdan beni uyandırmıştır. 

deeptone!a sevgilerimi sunarak başlamak istiyorum yanıtıma. Bu sefer bayağı ilginç bir mim olmuş. Mimi başlatan arkadaşımız ilginç bir şey istemiş. Ne mi:

MİM KONUSU: Bir çok tipte insan vardır. Dünyada çeşit çeşit insan var. Benim bu yazımda değinmek istediklerim ise yalnızca iki çeşit. Birincisi hissettiklerini o anda uygulayanlar. İkincisi o anda ne hissederse hissetsin bir şey yapacağı anda hep yapacağı şeyi sorgulama gereği duyar, başkalarının ne diyeceğini düşünür. Öylesine günlük bir karar ya da hayatınızı değiştirecek bir karar alacaksınız. Ne düşünürsünüz önce? Ya da düşünür müsünüz? Kararı neye göre verirsiniz? O anki duygularınıza göre mi yoksa sonrasını çok fazla düşünür müsünüz?

Yanıtım:
Çok düşündüm hangisiyim diye, hem de ne çok. Sonunda kendime dair bir şeyler buldum yani bulduğumu sanıyorum :) Ben aklına geleni yapan biriyim. Geldiği gibi sorgulamadan. Zaten yapmadıysam o içime "niye yapmadım, keşke yapsaydım" şeklinde dert olur. 

Bir de hayatta olmazsa olmazlarım var. Yani "pehito şöyledirlerim." Onların dışına çıkmak da beni mutlu etmeyeceği için o sınırlarda kalırım. Başkasına daha iyi görünmek için değil, tamamen kendimle ilgili bir durum. 

İşte benden bu kadar. "Amaaan şimdi ne yazsam acaba" diyen arkadaşlarımı mimliyorum. Bakın terapi oluyor.

Hepinize kucaaaak dolusu sevgiler :))
Seviyorum sizi :)