obsesif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
obsesif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2013 Perşembe

ŞU AN FARK ETTİM!!


Dört farklı hayatın birbirinin içine geçtiği, başlarda hayatları birbirinden bağımsız ve ayrı dünyaları olan dört kadının bir örgü dükkanında hayatlarının kesişmesini ve birbirlerinin hayatına motif gibi işleyişlerini akıcı bir dille anlatan Debbie Macomber'in Küçük Mucizeler Dükkanı adlı kitabının son sayfasını da okuyup, kitapla vedalaşıyorum.

Her okuduğum kitapta olduğu gibi kendime en yakın karakteri seçip, o olduğum kitaptan, bir şeyler alarak veda ediyorum bu kitaba da. Kahvemin soğumasına aldırış etmeden son bir yudum daha alıp, arkama yaslanıyorum. Duvarımda asılı iki tablo ve aynanın beni her zaman rahatsız eden simetrik olmayan duruşundan bu kez hoşlanıyorum.

Onların duvardaki asimetrik duruşunun benim için, tabloların güzelliğinin önüne geçtiğini düşünüyorum. Duvarımda ki meyveli tabloya elimi uzatsam meyveleri gerçekten tutabilecekmişim hissini sanki ilk kez yaşıyorum. Rus ressama ait diğer tabloyu ilk kez görüyormuşum gibi bakıyorum ve Osmanlı saraylarında ki üç cariyenin resmedildiği yağlı boya tablonun salonuma verdiği havayı ruhumun derinliklerine yolluyorum. Az sonra saçma bir tebessümün yüzüme yerleştiğini fark ediyorum. O iki tabloyu yeni almışım ve dünyanın en güzel iki şeyine sahipmişim gibi hissediyorum.

Tek tek hayatımdaki düzensiz ve simetriyi bozan şeyleri düşünüyorum ve her birinin arkasına saklanan güzelliği keşfediyorum. O an anlıyorum ki hayatın güzelliği; nereye baktığınla ilgili değil, oraya nasıl baktığınla ilgili.

Sevgilerimle
pehito
:)

23 Mayıs 2013 Perşembe

YENİ KABULLERİM


Bazen hayatımızda ki her şey yenilensin isteriz, değişsin, baştan başlasın. Sıfır olsun önce, sonra yeniden yükselsin zirve yapsın isteriz. İsteriz ama sonra yeniden başlayanı beğenmeyip, yeni bir başlangıç daha olsun isteriz. Beğenmeyiz bazen, yeni gelen yeni olan değişimleri de beğenmeyiz. Bazen bir kayaya çarpmış gibi hissederiz kendimizi. IIII-ıııı deriz bu da değildi benim istediğim.

Yeni bir işe başlarız, yeni bir aşka başlarız. " Sonra; hayır istediğim bu da değildi " deriz. Peki bunu söylemenin bize ne faydası var. "Hayır bu da olmadı" demek kendimizi demotive etmekten, daha karamsar biri yapmaktan başka neye yarar?

Hayatımızda ki yenilikleri kabullenmeliyiz. Olumsuzlukları da kabullenmeliyiz.  Tıpkı olumluları kabullendiğimiz gibi. Bazen kötü gideni de sevmeliyiz ve bunu kendimiz için yapmalıyız. Yine kendi mutluluğumuz için. Sevmemek, beğenmemek bizi takıntılı biri yapmaktan başka bir şeye yaramaz.

Bütün bunları niye yazdığıma gelince; bütün bunlar benim iç sesim. Kendi kendime verdiğim telkin. Daha mutlu olmak, kendimi kabullenip daha çok sevmek için. Sizlerle de paylaşmak istedim.

Sevgilerimle :)
pehito